Buradasınız:Anasayfa » Türk Tarihi » Usun lar ya da Vusun lar

Usun lar ya da Vusun lar

Usun ya da Wusun ya da Vusun, (Çince: 乌孙 veya 烏孫, Wūsūn), Han Hanedanı döneminde (MÖ 206 – MS 220) yaşamış Türkçe konuşan göçebe veya yarı göçebe Türk ve Hint-Avrupa(Hint-Aryan) kökenli bir halk.[1][2][3][4][5][6][7][8]Çin kaynaklarının aktardığına göre Çin’in kuzey batısında (Batı Gansu bölgesinde) Yüeçiler’e yakın bir bölgede yaşamış, Yüeçiler tarafından yenilgiye uğratılınca MÖ 176 yıllarında Hiung-nu’lar’ın egemenliğine girmiş, daha sonra İli Nehri ve Issık Göl bölgesine yerleşmiş ve -en azından- beş yüzyıl boyunca bölgedeki gücünü korumuştur.[9][10]

Köken bilimi

Wusun sözcüğünün anlamı hakkında farklı görüşler bulunmaktadır. Buna göre Türkçe bir sözcük olduğu düşünülen[11][12] Wusun/Usun Sözcüğünün “birlik”, “bağlılık” anlamına geldiği görüşünün yanı sıra[12] etnonimin Çince transkripsiyonu olan Wusun(烏孫)’un bir totemolan Wu = (‘karga’ ya da ‘kuzgun’,’siyah’)’dan geldiği görüşü de vardır.[11] Bu karga kültü Usun efsanelerinde de yer almaktadır. Efsanelerde yabani hayata bırakılan bir çocuğun dişi bir kurt tarafından açlıktan ölmek üzere iken bulunup emzirildiği ve karga tarafından da etle beslendiği bir öyküden bahsedilir.[13][14] Aynı öğeler daha sonra Göktürklerde de yer almıştır.

Tarih

Usunlar ve komşuları MÖ 1. yüzyıl


Usunlardan ilk defa Çin kaynaklarında Hiung-nu hükümdarı Mo-Tu (Mete)’nin Usunları kendi devletine katması olayı ile Mo-Tu’nun bir mektubunda söz edilmektedir. Usunların başlangıcı Çin kaynaklarında bir efsane ile anlatılır: “Usun kralının adı Kun-mo idi. Babasının, Hiung-nuların batısında küçük bir devleti vardı. Hiung-nular onlara saldırıp babasını öldürdüler.Küçük yaştaki kralın oğlu kun-mo’yu ise öldürmeyip canlı olarak otların içine attılar. Kara bir kuş(karga) onun üzerine doğru uçup et verdi. Sonra dişi bir kurt gelip onu emzirdi. Hiung-nu hükümdarı buna çok şaşırdı ve onun tanrı tarafından kutsanmış olduğunu düşündü. Onu otların arasından çıkarttırıp büyüdüğünde ordusunda komutan yaptı. Çok defalar başarı gösterdi, bunun üzerine Hiung-nu hükümdarı Kun-Mo’ya halkının yönetimini yeniden verdi. Usun kralı Kun-Mo kendi halkını topladı ve geliştirdi. Komşu şehirlere akın yapıp aldı. Birkaç on bin kişilik okçu askeri oldu. Savaşlarda tecrübe kazandı. Hiung-nu hükümdarı öldükten sonra Kun-Mo halkını geri çekerek Hiung-nulardan uzaklara gitti. Kendisini kral olarak tahta çıkardı. Bundan sonra artık artık Hiung-nu sarayındaki kurultaya gitmedi. Bunun üzerine Hiung-nular üzerine atlı birlikler göndererek saldırdılar ama yenemediler. bunun üzerine Usun kralını bir Tanrı’nın gücünü tuttuğunu ve kendilerinden uzaklaştırdığını sandılar. Bunun için yine Hiung-nu idaresine girmiş saydılar, bundan sonra büyük bir akında bulunmadılar.”[15]

Yine Çin kaynaklarında (Han-shu’da) benzer bir öykü daha anlatılmaktadır: “Usun kralının oğlu yeni doğmuştu. Oğlanın hocası Pu-chiou Yabgu çocuğu kucağına larak kaçtı ve çalıların arasına sakladı. Çocuğu beslemek için yiyecek aramaya gitti. Döndüğünde çocuğu bir dişi kurdun emzirdiğini gördü. gagasında et parçası taşıyan bir kara kuş (karga) da çocuğun çevresinde dolanıp duruyordu. Yabgu bunu görünce çocuğun kutlu olduğunu anladı. Onu alarak Hiung-nu hükümdarının yanına gitti. Hiung-nu hükümdarı onu görünce çok sevdi ağırladı ve büyüttü. Yüeçiler’in öldürdüğü Usun kralının oğlu yetişkin olunca, Hiung-nu hükümdarı babasının halkını ona verdi. Orduya komutan yaptı. Birkaç başarı kazandı. Bu sırada Kun-Mo güçlenmişti. Babasını öldüren Yüeçiler’den intikam almak için Hiung-nu hükümdarından izin istedi. Batıya doğru gitti ve Yüeçiler’e saldırarak onları yendi. Yüeçiler batıya doğru yeniden göç ettiler, Toharistan’a gittiler. Kun-Mo da kendi halkını topladı ve orada oturup kaldı. Ordusu ve savaş gücü gittikçe çoğaldı.”[16]

Hiung-nular ilk ortaya çıktıklarında Usunlar, Tunguzlar ve Yüeçiler ile birlikte bölgede bağımsız olarak yaşıyorlardı. Daha sonra hiç mücadele etmeden Hiung-nuların hakimiyetine girmişlerdir. Usunların bilinen ilk hükümdarı Nan-tuo-mi’dir. Yüçeiler tarafından öldürünce Usunlar Kansu bölgesini terk edip Tanrı dağları bölgesine yerleşmişlerdir. Burada Hiung-nuların hakimiyetine girdikleri düşünülmektedir.[17] Nan-tuo-mi’nin ölümün ardına küçük amcası Pu-chiou Hsi-huo, yeni doğmuş oğlu Kun-Mo’yu alarak hiung-nulara tabi olmuş, Hiung-nu hükümdarı çocuğu kabul edip büyütmüş, kendi idaresinde ordu ve makam vermiştir. Kun-Mo ise komutanlığı ve askeri başarısı ile ünlenmiştir. Bundan sonra Mo-tu’nun oğlu Hiung-nu hükümdarı Lao-shang (MÖ 174-161), Kun-mo’ya yardım ederek Mo-tu’nun dağıtıp, Batı Türkistan’a göç etmelerine neden olmuş Yüeçilere ağır bir darbe vurmasını sağlamıştır. Bu saldırıda Yüeçilerin reisi öldürülmüş, geriye kalanlar daha da batıya göç etmek zorunda kalmıştır.[18]

Bu olayın ardına Usunlar, İli Irmağının yukarı bölgelerine yerleşmeye başlamışlardır. Başkentleri bugünkü Doğu Türkistan’da, Wen-su(Onsu İlçesi) ilçesinin batı sınırındaki Na-lun ırmağının yukarı ağzında kalan “Chi-ku” kalesi idi. Burada gittikçe büyüyüp güçlenmiş, Lao-shang öldükten sonra Hiunglar-dan kopmaya başlamışlardır.

MÖ 121 yıllarında Chang Chien, Çin imaparatoru Wu’ya sunduğu raporunda Hiung-nu’lara karşı Usunlarla işbirliği yapmayı teklif etmiştir. İmparator da bu teklifi kabul edip kendisiyle birlikte Usunlara hediyeler göndererek Usunları Hiung-nulara karşı kışkırtmaya çalışmış ama Usunların çekinceleri yüzünden bu girişim başarılı olamamıştır.[19]Buna rağmen Hiung-nular bu olayı işitmiş ve saldırı planlamışlardır. Usunlar da bunun üzerine Çin’den yardım istemiştir. Çin hanedanı ile evlilik ilişkileri kurarak iyice yakınlaşmışlardır. MÖ 74 yılında Hiung-nular, Şanyüleri Chih-yen komutasında Turfanlılarla işbirliği yaparak Usunlara saldırmış, E-shen’i alıp halkını esir etmiştir. Bunun üzerine Usun hükümdarı Çin’e mektup yollayıp yardım istemiş, İmparator Chao-ti, 200.000 atlıyı yardımlarına göndermiş, yapılan savaşta Hiung-nulara ağır bir darbe indirilmiştir. Buna rağmen Hiung-nu hükümdarı 10.000 kişilik atlı birliği ile Usunlara saldırabilmiş, ancak dönüş yolunda fırtınaya yakalanarak birliklerinin tamamına yakınını kaybetmiştir. Bunu fırsat bilen Usunlar Hiung-nulara saldırmış, bunun sonucunda Hiung-nular çok zayıflamışlardır. Bununla birlikte Usunlar kendi bağımsızlıklarını kazanmış, Hiung-nulara bağlı Wu-hanlar ve Tinglingler’in de bağımsız kalmalarına yol açmışlardır.

Bu olaylardan sonra Semerkand, Hiung-nu hükümdarı Chih-hi’yi kendisini diğer devletlere karşı desteklemesi için elçiler aracılığıyla yardım istemiştir. Kurulan ittifak sonucunda Chih-hi Sermekand krallığını birkaç kez desteklemiş ve daha sonra Hiung-nular, Usunlara saldırmıştır. Başkentleri Kızıl Vadi (Chih-ku)’ya kadar girmiş, halkın bir kısmını öldürüp birçoğunu esir etmiştir. Çin kaynaklarında Bin li’lik (500 km) arazi içerisinde yaşayan kimsenin kalmadığı belirtilir. Daha sonra MÖ 44’te Hiung-nular Usunlara birkez daha saldırmış, ağır bir darbe vurmuşlardır. Yaşanan olaylar üzerine Usunlar Çin ile daha da yakınlaşmış, MÖ 5 yılında Usunlar da Hiun-nulara saldırıp insanlarını öldürüp hayvanlarına el koymuş, bunun üzerine Hiung-nular da karşı saldırıya geçip Birçok kiyi öldürmüş ve esir almışlardır. Bunların sonucunda Usun hükümdarı kendi oğlunu Hiung-nulara esir vermek zorunda kalmış, Çin’in araya girmesi sonucu oğlan geri iade edilmiştir.[20]

Kuzey Wei Hanedanı döneminde Juan Juanlarınakınlarına maruz kalan Usunlar, Pamir dağlarına göç etmişlerdir. 437 yılında Tabgaç kağanının kendilerine elçi gönderdiği bilinmektedir. En son 938 yılında Liao hanedanı imparatoru ile karşılıklı elçi yollamışlardır. Bu tarihlerden sonra sayıları çok azaldığı için haklarında bilgi alınamamıştır.[21]

Kültür ve yaşam

Antropoloji

Çin kaynaklarında Usunlar’dan kızıl saçlı ve yeşil gözlü olarak bahsedilmektedir.[22] Yedisu bölgesi’ndeki arkeolojik çalışmalarda elde edilen, milattan önceki ve sonraki 1. yüzyıla ait 6 ayrı iskeletin kafatasları üzerinde yapılan antropolojik çalışmalar Usunlar’ın az da olsa “mongoloid” özellikler göstermekle birlikte brakisefal beyaz ırk’a ait olduğunu ortaya koymuştur.[23][24] Yaşam tarzlarına ilişkin, M.Ö 110-105 yılları arasında Usun hükümdarı ile evlendirilen Han Hanedanı Prensesi’nin aktardığına göre Usunlar: “göçebe, keçeden çadırlarda yaşayan, çiğ et yiyen ve mayanlanmış kısrak sütü içen bir halk”tır.[25]Ayrıca bu anlatımlarda erken dönem Çin kaynaklarında sıkça rastlanan (barbar, açgözlü, güvenilmez v.b.) pejoratif anlatım dikkat çekmektedir.

Dilleri

Usunlar Türkçe konuşurlardı. Bir Usun kralının Fu-li (kurt) ismiyle çağrıldığını, Çinli bilgin Han Rulin ve ayrıca G. Vambery (1879), Scherbak (1961), P. Budberg, L. Bazin ve V.P. Yudin söylerler. Ayrıca Ön-Türkçe bir sözcük olan böri’nin (“böri = kurt”), Usunların adlarında ve unvanlarında çok sık görüldüğünü yazmışlardır. Diğer Türkçe, KunBag/Beg ve Ulug gibi kelimelerinin kaydedilmiş olduğunu da onaylarlar[26].

K. Shiratori’ye göre de MÖ 2. yüzyılda Orta Asya’ya giden Wu-sunlar Türk kökenlidir.[27]

Buna rağmen Peter B. Golden ve Carter V. Findley gibi bazı tarihçiler Usunlar’ın dillerinde saptanan sözcüklerin kökeninin Türkçe olmadığını ve Hint-Avrupa, İrani kökenli olduğunu öne sürerek bu görüşlere karşı çıkmıştır.[28][29] Buna göre Beg-bey sözcüğü Soğdca’daki Baga sözcüğünden alıntıdır. Aynı zamanda Orta Farsça’daki (Sasani hükümdarlarının da kullandığı) Bay, Sanskritçe’deki Bhaga ve Rusça’daki Bogsözcükleri de aynıdır. Bir diğer iddia ise, Türk dillerinde ortak kullanımı olan ve “kurt” anlamına gelen Böri sözcüğünün, Doğu İran dillerine ait olduğu ve Türk dillerine oradan alıntılandığı yönündedir. Bu iddialar tartışmalı olup “Bay” sözcüğü üzerine etimolojik çalışmaları bulunan Rus dil bilimci Sergei Starostin, sözcüğün kökeninin Ön-Türkçe olduğunu ve ödünçlemenin diğer dillere Türkçeden yapıldığını belirtir.[30] Aynı şekilde Starostin, böri sözcüğünü de Ön-Türkçe olarak verir.[31] Bu sözcüğün(Böri) Hint-Avrupa dil ailesi içerisinde hiçbir dilde yer almıyor oluşu da bu iddiaları zayıflatmaktadır.[32]

Yaşam alanları

Manas İlçesi

Usunların ana yerleşim bölgeleri Tanrı Dağları’nın kuzey kenarlarıdır. Doruk dönemlerinde İli Nehriboyunca, bütün nehir alanına ve Tanrı Dağları’nın batısına kadar yayıldılar. Kralları Issık Gölü’nün güneyinde otururdu. Yaşam alanları, şimdiki Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nin kuzeybatısını, Kazakistan’ın güneydoğusunu ve doğu ve orta Kırgızistanıkapsardı[33]. Xinjiang Tuzhi (新疆圖志; Coğrafya kitapı) şöyle aktarır, Manas Usunlarla Han Hanedanlığının doğu sınırıdır[34]. Çolpon-Ata’da biraz kıyıdan uzakta batık köy Çengu -kızıl vadi- antik Usun Devleti başkenti (milattan önce ikinci yüzyıl) olduğu tahmin edilir.

Aksu İli

Güneyde, Usunlar Tarım Havzası’ında yaşayan diğer insanlarla sınırdılar.[35]. Tanrı Dağlarınınkuzeyi, Karaşahr, Kuça, Aksu ve UçturfanUsunlara aitti[33].

Büyük Han Kitabı (漢書 veya 汉书, Hànshū) – Batı bölgesini şöyle aktarır, Usunlar kuzeybatıda Kangju (康居, Kāngjū, önceleri Kang-güK’ang-kü) ve batıya doğru Dayuan (大宛, Dàyuān, anlamı: Büyük Yuan, Wade-Giles: Ta-Yüan) sınırdılar[36]Xiyu Tuzhi (西域圖志) şöyle aktarır, Kangju doğu sınırı Balkaş Gölübatı kıyısında bulunurdu, bu sırada Dayuan Fergana Vadisi ve Kokand’da bulunurlardı.

Sovyetler Birliğizamanında, İli Nehrikıyısında yapılan geniş kapsamlı arkeolojik kazılarda eski Usunlara ait mezarlar bulunmuştur. Bu demektir ki Usunlar İli Nehrinin her iki kıyısında da yaşamışlardır[37]Xiyu Tuzhi Tarbagatay Dağı Hiung-nu (匈奴, Xiōngnú) ve Usunlar arasında sınır oluştururdu diye aktarır[38]. Bir ara millattan önce 53 yılında oluşan kargaşalıkta, daha sonra küçük kral olan Niaojiutu kendi adamlarını kuzey dağında toplar ve kendi ailesine ve annesine saldıran Hiung-nu’ları tehdit eder[39]. Burada anlatılan “kuzey dağı” Tarbagatay Dağı’na uymaktadır[33]. Bu dağ Hiung-nu ile Usunlar arasında sınır oluşturmuş, dağın kuzeyi Hiung-nu bölgesidir.

Matsuda Hisao’nun fikrine göre, Usunlar Tanrı Dağlarının kuzeyinde değil de, arasında yaşarlardı[40].

Usun ve Issedon bağlantısı

Bir varsayıma göre[41] Usunlarla Herodot ( IV.16-25) tarafından tanımlanan insanlarla ve Batlamyus’un Geography coğrafya haritasındaki Issedones bağlantısı olduğu öne sürülür.

Kaynakça

  1. ^ Jila, N., “Myths and traditional beliefs about the wolf and the crow in Central Asia: examples from the Turkic Wu-Sun and the Mongols”, Asian Folklore Studies, V65, i2, p161, 2006
  2. ^ Denis Sinor, The legendary Origin of the Türks, in Egle Victoria Zygas, Peter Voorheis Folklorica: Festschrift for Felix J. Oinas, Indiana 1982, p. 240 verweist auf den Nachweis von O. Franke Beiträge aus chinesischen Quellen zur Kenntnis der Türkvölker und Skythen Zentralasiens, Berlin 1904, p. 17-19.
  3. ^ 王明哲, 王炳華 (Mingzhe Wang & Binhua Wang): 蘇聯的烏孫考古情況簡述. In: 烏孫研究 (Wusun research), 1, Ürümqi: 新疆人民出版社 (Sincan Halkyayınevi) 1983
  4. ^ Zuev, Yu. A. (2002), Early Türks: Essays on history and ideology, sayfa 35.
  5. ^ W. Eberhard, “Çin Tarihi”, Ankara 1947, s.33. Yrd. Doç. Dr. Hasan Bahar: “Türkistan’ın coğrafi konumu ve ilkçağ kaynaklarına göre tarihi”, s. 240.
  6. ^ Sinor, Denis (1 March 1990). The Cambridge History of Early Inner Asia, Volume 1. Cambridge University Press. ISBN 0521243041.
  7. ^ Baumer, Christoph (11 December 2012). The History of Central Asia: The Age of the Steppe Warriors. I.B.Tauris. ISBN 978-1780760605.
  8. ^ So, Francis K. H. (2009). “In Search of the Lost Indo-Europeans in Chinese Dynastic History”. In Findeisen, Raoul David; Isay, Gad C.; Katz-Goehr, Amira (eds.). At Home in Many Worlds: Reading, Writing and Translating from Chinese and Jewish Cultures : Essays in Honour of Irene Eber. Otto Harrassowitz Verlag. pp. 131–138. ISBN 978-3447061353.
  9. ^ Watson, Burton. Trans. 1993. Records of the Grand Historian of China. Han Dynasty II. (Revised Edition). New York, Columbia University Press. Chapter 123. The Account of Ta-yüan. Columbia University Press.
  10. ^ Hulsewé, A. F. P. and Loewe, M. A. N. 1979. China in Central Asia: The Early Stage 125 BCE – CE 23: an annotated translation of chapters 61 and 96 of the History of the Former Han Dynasty. Leiden: E. J. Brill.
  11. ^ a b 王明哲, 王炳華 (Mingzhe Wang & Binhua Wang): 從文獻與考古資料論烏孫歷史的幾個重大問題 (Wichtige Fragen über die Geschichte der Wusun, die aus den zeitgenössischen Dokumenten und archäologischen Untersuchungen ergeben). In: 烏孫研究 (Wusunforschung), 1, 新疆人民出版社 (Volksverlag Xinjiang), Ürümqi 1983, S. Seite 1–42.
  12. ^ a b 王明哲, 王炳華 (Mingzhe Wang & Binhua Wang): Schriften über Wusun in Han Shu. In: 烏孫研究 (Wusunforschung), 1, 新疆人民出版社 (Volksverlag Xinjiang), Ürümqi 1983.
  13. ^ Watson, Burton. Trans. 1993. Records of the Grand Historian of China. Han Dynasty II. (Revised Edition). New York, Columbia University Press. Chapter 123. The Account of Ta-yüan. Columbia University Press, pp. 237–238
  14. ^ Hulsewé, A. F. P. and Loewe, M. A. N. 1979. China in Central Asia: The Early Stage 125 BC – AD 23: an annotated translation of chapters 61 and 96 of the History of the Former Han Dynasty. Leiden: E. J. Brill, pp. 214–215
  15. ^ Shih-chi, 123, 4b.
  16. ^ Han-shu 61, 2b.
  17. ^ Ögel, Çin kaynaklarına göre Wu-sunlar ve siyasi sınırları hakkında bazı problemler.
  18. ^ Taşağıl, 100-101
  19. ^ a.g.e.101-102
  20. ^ a.g.e. 102-103
  21. ^ a.g.e.103-104
  22. ^ Çin Kaynaklarına Göre Eski Türk Boyları, Ahmet Taşağıl.
  23. ^ SKULLS OF USUN TIME (3rd c. BC – 4th c. AD)
  24. ^ Mallory and Mair (2000), pp. 93–94.
  25. ^ Hanshu 《漢書·卷九十六下》 西域傳 Orijinal Metin: 昆莫年老,言語不通,公主悲愁,自為作歌曰:「吾家嫁我兮天一方,遠托異國兮烏孫王。穹廬為室兮旃為牆,以肉為食兮酪為漿。居常土思兮心內傷,願為黃鵠兮歸故鄉。」
  26. ^ Zuev, Yu. A. (2002), Early Türks: Essays on history and ideology, sayfa 35.
  27. ^ Wolfram Eberhard, Çin Tarihi, Ankara 1947, sayfa 33.
  28. ^ Peter B. Golden, An Introduction to the History of the Turkic Peoples, O. Harrassowitz, 1992, p. 121-122
  29. ^ Carter Vaughn Findley, The Turks in World History, Oxford University Press, 2005, p. 39
  30. ^ “*baj (~ -ń).” in Sergei Starostin, Vladimir Dybo, Oleg Mudrak (2003), Etymological Dictionary of the Altaic Languages, Leiden: Brill Academic Publishers
  31. ^ Turkic etymology
  32. ^ Karatay, İran İle Turan, s.186
  33. ^ a b c 蘇北海 (Beihai Su): 漢代烏孫居地考 (Wusunlar Han hanedanlığı zamanında). In: ‘#Historical geography of shiyuh, 1, Ürümqi: Universität Xinjiang 1988
  34. ^ 漢為烏訾離與烏孫東境
  35. ^ Han Shu – Das Westliche Gebiet: 姑墨國……北與烏孫接;龜茲國……北與烏孫接;焉耆國……北與烏孫接;捐毒國……北與烏孫接;溫宿國……北至烏孫赤穀六百一十裏
  36. ^ 西北與康居、西與大宛
  37. ^ 王明哲, 王炳華 (Mingzhe Wang & Binhua Wang), 烏孫研究, 黃振華, 張廣達 (Zhenghua Huang & Guangda Zhang), 蘇聯的烏孫考古情況簡述 (Kurzes Bericht über sovietische Wusunforschung), 新疆人民出版社 (Sincan Halkbasımevi)
  38. ^ 塔爾巴噶爾,當屬漢匈奴、烏孫交界處
  39. ^ 曾與諸翕侯俱去,居北山中,揚言母家匈奴兵來
  40. ^ Matsuda Hisao: 古代天山歷史地理學研究, sayfa 39, Beijing: 中央民族學院出版社, 1987
  41. ^ Gardiner-Garden, Chang-Ch’ien and Central Asian Ethnography, pp. 23-79 gives a survey of theories of etnic affiliations and identification of the Wusun and the Yuezhi.

 

Yazar Hakkında

Yazılar sayısı : 102

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

* Copy This Password *

* Type Or Paste Password Here *

11.390 Spam Comments Blocked so far by Spam Free Wordpress

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

Üstüne gidin