Buradasınız:Anasayfa » Türk Tarihi » Selçuklu Türkleri’nin 1071 Öncesi Anadolu Akınları

Selçuklu Türkleri’nin 1071 Öncesi Anadolu Akınları

Selçuklu Türkleri’nin 1071 Öncesi Anadolu Akınları
Türklerin IV. yüzyıldan başlayarak 1071 Malazgirt Zaferi’ne kadar Anadolu’ya dü- zenledikleri akınlar, neticeleri itibariyle, fetih amacı ön plânda tutulmayan keşif hareket- leri olarak nitelendirilebilir (Sevim, 2000, s. 78).

Selçukluların Malazgirt’e kadar keşif seferlerini yaptığı Anadolu’nun adı eski çağlardan X. Asra kadar “Asia Mineure” (Küçük Asya) olarak anıldı. Yunanlılar, Ege’den Kafkaslara uzanan topraklara “Mikra Asia” (Kü- çük Asya) demektedir. Bunların dışında “Memâlik-i Rum, Bilâd-ı Rum, Thema Anatolia” gibi adlarda kullanılmıştı (Augustinos, 1997, s. 13; Çay, 1987, s. 3; Şeker, 2007, s. 11). Bizans imparatorlarından Herakleios (610-641) Anadolu’nun geçmişten süregelen ordu ve idare düzenini kökten değiştirdi. Anadolu’yu “kolordu” anlamına gelen dört askeri bölgeye yani “thema” ya ayırdı (Ostrogorsky, 1981, s. 90). Themaların sayısı daha sonra 14 ve 18, Türklerin Anadolu’yu fethinden önce de üç thema daha ilave edilerek yirmibire yükseltildi. Türkler akınlarını daha çok Anı Themansı’nın üzerinden gerçekleştirdi (M. H. Yınanç, 2009, s. 32-34). Bölgede Bizans’a bağlı bulunan “Büyük Ermenistan Krallı- ğı”, Malazgirt’ten evvel Bizans İmparatoru IX. Konstantinos Manomakhos tarafından yıkılıp halkı da Anadolu içlerine sürüldü. Yaklaşık 40 bin Ermeni Bizans’ın geleneksel si- yaseti uyarınca göçe zorlandı. Tarihte en büyük Ermeni tehcirini II. Basileus (976 – 1025) yaptı (Urfalı Mateous, 2000, s. 47 – 51; Ostrogorsky, 1981, s. 309; Sevim, 1983, s. 9 – 10; Uluçay, 1975, s. 153 – 154; Ocak, 2002, s. 293 – 297). Ermeniler, Türklerin Anadolu’ya yaptıkları fetih çalışmalarında fazla direniş göstermedi, bunun asıl nedeni Ermenilerin Bizanslılara karşı mezhep farkından dolayı küskünlüğü olsa gerekir. Mezhep farkından dolayı Ermeniler, Bizans tarafından büyük baskı ve işkencelere maruz kalmıştı. Ermeni tarihçi Urfalı Matheos ile Süryani tarihçi Mihael’in eserlerinde Bizanslılara karşı olan bu kinin izlerini görmek mümkündü. Süryani Mihael’in şu sözleri bu durumu açıkça göster- mektedir: “Türkler, şerir ve ra zi Rumlar gibi kimsenin dinine ve inancına karışmıyor; hiçbir baskı ve zulüm düşünmüyorlardı” (Turan, 1979, s. 145).
Bizans tarafından uygulanan feodal toprak düzeni sonucunda yerli halk fakirleşmiş, hatta bazı bölgelerden göç etmek zorunda kalmışlardır. Vergi sistemindeki çöküntü, Bizans’ın kötü yönetimi, isyanların baş göstermesi onları daha da perişan etmişti (Öğün, 1991, s.73 – 80). Oğuz/Türkmen beyleri, Anadolu’ya akınlara başladığında ülke adeta harap olmuş bir vaziyette idi. Bizans idaresi derin bir siyasi bunalım içinde olduğu için ordusunun garnizonlardaki direnişleri çok zayıftı. Türkler bazı yerlerde hiçbir direnişle karşılaşmadılar. Anadolu’nun yerli halkı, Türklerin Arap ve Farisîlerden farklı bir millet olduğunu görüyorlardı.

Yrd. Doç. Dr. Abdullah KAYA

Yazar Hakkında

Yazılar sayısı : 1165

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

* Copy This Password *

* Type Or Paste Password Here *

8.929 Spam Comments Blocked so far by Spam Free Wordpress

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

Üstüne gidin