Buradasınız:Anasayfa » Osmanlı Tarihi » MÜZE-İ HÜMAYUN MÜDÜRÜ OSMAN HAMDİ BEY

MÜZE-İ HÜMAYUN MÜDÜRÜ OSMAN HAMDİ BEY

MÜZE-İ HÜMAYUN MÜDÜRÜ OSMAN HAMDİ BEY

Bir bürokrat olarak yetişip sadrazamlığa kadar yükselmiş ve Osmanlı İmparatorluğu’nun yurtdışına öğrenim görmesi için yolladığı ilk dört öğrenciden biri olan İbrahim Edhem Paşa’nın oğlu olan Osman Hamdi Bey; Osmanlı kültür, sanat ve bilim hayatında son derece önemli bir rol oynar. İbrahim Ethem Paşa’nın beş oğlundan üçü sanat ve arkeoloji alanına yöneldi. Mimar Sedat Hakkı Eldem, müzisyen Ekrem Reşit ve Cemil Reşit kardeşler bu ailenin fertleridir.

Osman Hamdi Bey (1842-1910)


30 Aralık 1842’de İstanbul’da doğan Osman Hamdi Bey, 1857 yılında hukuk eğitimi almak üzere Paris’e gider. Fakat güzel sanatlara duyduğu ilgi onu Hukuk eğitimiyle birlikte dönemin ünlü ressamlarından dersler alarak resim çalışmalarına yöneltir. Ayrıca eğitimi sırasında arkeoloji derslerine de katılır. Osman Hamdi Bey, 1867 Paris Dünya Sergisi’nde bugün nerede oldukları bilinmeyen “Çingenelerin Molası”, “Pusuda Zeybek “ve “Zeybeğin Ölümü” adlı üç yapıtı sergilenir. Paris’te tanışıp evlendiği Marie ile evlilikleri on yıl sürer. Bu evlilikten Fatma ve Hayriye adlı iki kızları olur.

1869 sonrasında İstanbul’a dönmesini izleyen yıllarda çeşitli devlet görevlerinde bulunur. Osman Hamdi Bey’in ilk görev yeri  Mithat Paşa’nın vali olduğu Bağdat’tır. Burada kaldığı sürede bu şehrin çeşitli görünümlerini yansıtan tablolar yapar. Bağdat tarihi ve arkeolojisi ile ilgilenir. O sırada vali Mithat Paşa’nın yardımcısı olan, geleceğin ünlü romancısı Ahmet Mithat Efendi ile de tanışıp dost olur.


İstanbul’a döndüğünde Saray Protokol Müdür Yardımcısı olan Osman Hamdi, 1873 yılında Viyana’da düzenlenen uluslararası bir sergiye komiser olarak katılır. Burada tanıştığı bir başka Fransız hanımla ikinci evliliğini yapar. Naile Hanım adını alan ikinci eşinden Melek, Leyla, Ethem, Nazlı adlı çocukları dünyaya gelir. 1875 yılından itibaren bir yıl süreyle Kadıköy’ün ilk belediye başkanlığını yapar.

Bugün İstanbul Arkeoloji Müzeleri’ni oluşturan Müze-i Hümayun’un müdürü Alman Dr. Philip Anton Dethiér’ in ölümünden sonra, 4 Eylül 1881 yılında II.Abdülhamid tarafından müzeye müdür olarak atanır ve Türk müzeciliğinde yeni bir dönem başlatır. Osman Hamdi Bey’in 1910 yılına kadar devam eden 29 yıllık müdürlüğü zamanında müze, dünyanın sayılı müzeleri arasında girerek arkeoloji bilimi için pek çok önemli keşfe imza atar.

Osman Hamdi Bey’in müzenin yeni müdürü olarak atanmasındaki en önemli etkenlerden biri dönemin ilk özel gazetelerinden Ceride-i Havadis ve Ruzaname-i Ceride-i Havadis’te yazdığı, eski eserlerin değeri ve korunması hakkındaki yazılardır. Eski eserlerimizin yabancılar tarafından götürülmesini eleştiren bu yazılar dikkatleri Osman Hamdi Bey’in üzerine çeker.

Müze müdürü olduktan sonra Osman Hamdi Bey’in ilk icraatlarından biri yabancıların yaptıkları kazılarda ortaya çıkan eserlerin yurt dışına kaçırılmasının önüne geçen bir nizamname hazırlamak olmuştur. Daha önce Dr. Dethiér tarafından 1874 yılında hazırlanan “Asar-ı Atika Nizamnamesi” Osmanlı topraklarından çıkan eserlerin yurt dışına çıkarılmasını engelleyen hükümler içermemektedir. Osman Hamdi Bey tarafından kaleme alınan “1883 Asar-ı Atika Nizamnamesi” bu sorunun önüne geçer. Eserlerin yurtdışına çıkarılışı kanunen yasaklanır ama malesef çıkışlar için her seferinde bir formül bulunur.

Sayda kazılarından çıkarılan İskender Lahidi (İskender’in komutanlarından birine ait)


Sayda kazılarında bulunan Ağlayan Kadınlar lahdi. Arkeoloji binası bu lahitten esinlenilerek tasarlanmıştır.


Ülkede yapılan arkeolojik çalışmaları tek elden kontrol eden disiplinleri oluşturur ve ilk Türk kazılarını başlatır. 1883-95 yılları arasında Bergama, Nemrut Dağı, Sayda, Lagina Hekate Tapınağı ve Sayda Kral Nekropolü’nde gerçekleştirdiği kazılar ile koleksiyonu çarpıcı bir hızla geliştirir.

Sanayi-i Nefise Binası (Şimdi Eski Şark Eserleri Müzesi)


Osman Hamdi Bey müzecilik ve arkeoloji ile yoğun olarak ilgilendiği müdürlüğü sırasında resim çalışmalarını da ihmal etmez. 1 Ocak 1882’de Sultan II.Abdülhamid’in atamasıyla Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk güzel sanatlar fakültesi olan Sanayi-i Nefise’yi açarak orada da müdürlük yapar.

Vallaury tarafından tasarlanan İstanbul Arkeoloji Müzesi


Osman Hamdi Bey, kazılar neticesinde artan eserleri sergileyebilmek için yeni bir bina arayışına girer. Aya İrini’den sonra Çinili Köşk’e taşınan eserlere yetersiz gelince, devrin yöneticilerini ikna ederek 1891 yılında bugünkü İstanbul Arkeoloji Müzesi binasını inşa ettirir. Mimarı Alexander Vallaury olan binanın ön fasatı Sayda’da çıkarılan Ağlayan Kadınlar lahdinden esinlenilerek tasarlanmıştır. Dünyada müze binası olarak inşa edilen ilk binadır.

Aynı zamanda iyi bir ressam olan Osman Hamdi Bey, figürlü kompozisyonlar ve portreler üzerinde çalışarak Türk resminde ilk kez figür kullanan ressamdır. Resimlerinde mimari detaylar ve dekorasyon oldukça yoğun olarak yer alır. Tablolarında baş karakter olarak sık sık kendine de yer verir, çeşitli kıyafet ve pozlar ile çektirdiği fotoğraflarını çizimlerinde kullanır. Resimlerini günümüzde yerli ve yabancı birçok müze koleksiyonunda görmek mümkündür.

Osman Hamdi’nin yazlık olarak kullandığı ve resimlerini yaptığı Eskihisar’daki şimdi müze olan köşkü


Türk müzecilik ve resim tarihinde pek çok önemli iz bırakmış olan Osman Hamdi Bey, 24 Şubat 1910 yılında Kuruçeşme’deki yalısında hayata gözlerini kapamasının ardından kendi vasiyeti üzerine Eskihisar’daki evinin bahçesine gömülür. Bir devlet töreni ile defnedilen Osman Hamdi Bey’in mezarının iki ucuna isimsiz Selçuklu mezar taşı dikilerek, kitabesi ayrı bir taşa işlenmiştir. Planlarını kendisinin çizdirmiş olduğu İzmit, Eskihisar’ daki evi 1987 yılında müze olarak düzenlenerek ziyarete açılmıştır.

Kaynak

Yazar Hakkında

Yazılar sayısı : 211

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

* Copy This Password *

* Type Or Paste Password Here *

12.090 Spam Comments Blocked so far by Spam Free Wordpress

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

Üstüne gidin