Buradasınız:Anasayfa » Dünya Tarihi » Tarihi eserlere Batı neden Doğudan daha önce önem vermeye başladı ?

Tarihi eserlere Batı neden Doğudan daha önce önem vermeye başladı ?

Tarihi eserlere Batı neden Doğudan daha önce önem vermeye başladı ?

Arkeolojinin son 300 yılda gelişmesiyle birlikte, eskiden taş parçası olarak görülen mermer parçası artık bir değer ifade etmeye başladı. Peki neden Avrupalılar tarihi eser toplamaya diğer kıta uluslarında daha önce başladılar

  • Ekonomik alanda Sanayi devriminin Avrupa’da gerçekleşmiş olması Avrupa’da üstyapı kurumlarının da yenilenmesine neden olmuştu. Üretim araçlarının yenilenmesi, yaratıcı aklın ödüllendirilmesi, hayatın her alanında olduğu gibi, arkeolojide, tarımda, ticarette ve orduda gelişmelere neden oldu. Batılılar ortaçağda ve yeni çağın başlarında Latin Amerika ve Orta Amerika’da kültürel varlıkları talan edip, altın ve gümüş heykelleri saklamak yerine eritip külçe haline getiriyor ve bu sanatsal eserleri hazır maden olarak görüyorlardı. Avrupalılar, İnka, Maya ve Azteklerin gümüş ve altınlarıyla ciddi bir sermaye birikimine kavuştular. Böylece donanmalarını geliştirdiler, gelişmiş tüfek ve toplar geliştirdiler. Bu eşitsiz güç 100 yıl içinde neredeyse Dünya’nın her yerine egemen oldu. Birbirleriyle yarışan rekabetçi feodal beylikleri olmayan, Osmanlı, Çin, İran gibi büyük üniter devletler, Asya tipi merkezi hantallıkları nedeniyle kendilerini yenileyemedikleri için kendi bölgelerine kapanmak zorunda kaldılar. Dünyanın geri kalanının paylaşılmasına katılamadılar. Güçlü, zayıfın değerlerini elinden aldı.
  • Avrupa, Rönesans’dan sonra eğitimde araştırmayı ve sorgulamayı esas almıştı. Almanya’nın son 150 yıldır gelişen sanayisinin altında, ilkokuldan başlayan araştırmacı, doğayı ve nedensellikleri kavramaya yönelik bir eğitim anlayışı yatmaktadır. Bugünkü Amerikan biliminin temelini de oluşturan Alman bilimi 300 yıl önce ilköğretimde bile gözleme, deneyselliğe dayalı derslerle başlamıştı.
  • Üçüncü etken Homeros’un batı eğitimindeki yeridir. Osmanlı eğitim sistemi, bu topraklarda yetişen ozan Homeros’a yer vermezken Batılılar, Homeros’un eserlerini ders kitaplarına koyarak yeni nesiller yetiştirdiler. Bu durum Batılıların tarih bilincini, milattan önceki dönemlere kadar götürerek Antik Çağ ile bağ kurmalarına yardımcı oldu. Homeros’un anlattığı MÖ 8. yüzyıla ait bu Anadolu destanı, batıda yüzyıllardan beri okullarda ders olarak okutuluyordu. Osmanlı döneminde ise sadece Fatih Sultan Mehmed’in Homeros destanlarını okuduğunu biliyoruz. Çocukluğundan beri Çanakkale’nin Hisarlık Höyüğü’ndeki Troya’nın öyküsünü ezbere bilen Batılı aydınlar bu kentin yerini bulmayı, oradaki tarihi eserleri ülkelerinin müzelerine götürmeyi hayal etmeye başlamışlardı. Ülkemizde Homeros’un İlyada’sı ancak 1957 yılında Türkçeye çevrildi ve yayınlandı.
  • Dördüncü etken ise tarihimizi, Anadolu’nun Türk hakimiyetinin başladığı yıl olarak kabul ettiğimiz, 1071 ile sınırlandırmış olmamızdır. Bu tarihten öncesi ile Türk halkının ilişkisi böylece koparılmış ve geçmişle bağı kurulamamıştır. Osmanlı aydınlarının dolayısıyla halkının ne Troya’dan ne de Homeros’dan haberleri vardı. Bu toprakların destanlarını, kahramanlarını Batılılar bizlerden daha fazla biliyor ve takip ediyorlardı. Bizim için kaba bir taş onlar için tarihi bir anlam ifade etmeye başlamıştı. Böylece Doğu toplumlarının önem verilmeyen eserleri kolayca batı ülkelerine taşındılar.

Batının erken tarih bilincine erişmiş aydınlarına örnek olarak, büyük gezgin olarak tanınan İngiliz soylusu Arundel Kontu gösterilebilir. Arundel Kontu, antikacı olarak yetiştirdiği bir din adamı olan William Petty’yi 1624 yılında Osmanlı topraklarına gönderdi. Din adamı Petty İstanbul, Bergama, Efes, Priene, Millet, İzmir ve Atina’da tarihi eserleri yok pahasına satın almaya başladı. Bu dönemde toplanan eserlerin birçoğu bugün Ashmolean Museum of Art and Archaeology’de sergilenmektedir.

İngilizleri takip eden Fransız Kralları 18. yüzyılın ortalarında İtalya’dan ve Osmanlı coğrafyasından eserler toplatmaya başladılar. Fransız konsoloslar aracılığıyla toplanan eserleri çoğu bugün Paris Louvre Müzesinde sergilenmektedir.

Avrupa’nın soylu koleksiyonerlerinin topladıkları tarihi eserleri verdikleri davetlerde dostlarına sergilemeye başlamaları zamanla Batı’da bir moda haline geldi. Önce Aristokraside başlıyan bu eğilim zamanla ortaya çıkan burjuvaziyi de etkiledi ve onlar da bu alana ilgi duymaya başladılar. Burjuvazi, koleksiyon satın almayı, sınıf atlama aracı olarak görmeye başladı. Sonuçta hem aristokratlar kem de burjuvalar, ülkelerini Osmanlı topraklarında daha fazla yeni kazı yapmaya zorlamaya başladılar. Batı Hükümetleri, ekonomik sorunlarla boğuşan ve tarihi eser bilinci gelişmemiş Osmanlı üst yönetimini kolayca ikna ederek kazı izinleri elde ettiler. 1870’lerden sonra kazıların batı devlerince finanse edilmeye başlamasıyla ülkeler arasında bir yarışa dönüştü. Eski eserlerin Osmanlı topraklarından çıkarılıp ülkelerine taşınması sırasında taşıyıcı gemilere, kazı yapan devletlerin savaş gemileri eşlik etmekteydi.

Henüz arkeoloji biliminin doğmadığı bir dönemde 1734 yılında İngiltere’de Dilettanti Cemiyeti kuruldu. Latince amatörler anlamına gelen cemiyetin kurucuları arasında sanat meraklısı doğa bilimciler, şairler, soylular ve tüccarlar vardı. Öncelikle diğer ülkelere seyahatler yapmak amacıyla kurulan Cemiyet, daha sonra Doğu ülkelerinde kazılar yapmaya ve eserler toplamaya başladı ve 1753’de British Museum’un kuruluşuna öncülük etti.

Bu yarıştan uzak kalmak istemeyen Fransızlar, British Museum’dan 40 yıl sonra 1793 tarihinde Louvre Müzesini açtılar. 1798’de Napolyon Mısır’ı işgale giderken sadece askerlerini değil, yanında sanat tarihçilerini, mimarlarını, harita mühendislerini ve ressamlarını da götürüyordu. Dünya müzelerinde sergilenen Mısır eserlerinin ilk büyük çapta taşınmasını Napolyon başlatmıştı.

Almanlar ise İngilizlerin arkeoloji cemiyetini örnek alarak ondan 164 yıl sonra, 1898’de Alman Şark Cemiyeti’ni kurdular. Cemiyetin ismindeki şark sözcüğü Osmanlı coğrafyasını hedefliyordu.

Rüştü Karaca

Yazar Hakkında

Yazılar sayısı : 269

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

* Copy This Password *

* Type Or Paste Password Here *

13.950 Spam Comments Blocked so far by Spam Free Wordpress

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

Üstüne gidin