Buradasınız:Anasayfa » Dünya Tarihi » Savaş arabası

Savaş arabası

İnsanoğlunun atları ve benzerlerini gerek binmek gerekse herhangi bir aracı çekmek için kullanılmaya doğrudan başlamayıp inekleri ve belki de Ren geyiklerini kullandıktan sonra bu cinse yöneldiği sanılmaktadır. M.Ö. 4000’lerde çiftçiler erkek inekleri hadım ederek öküz cinsini ortaya çıkarmışlar ve o güne dek kendi çektikleri ilkel sabanlara bağlamaya başlamışlardı. Alüvyon ovalarında ve ağaçsız bozkırlarda bu tip hayvanları kızaklara bağlayıp çektirmek doğal bir gelişimin sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Kızakları dönen merdanelerin üzerine oturtmak, daha sonraları da tekerleklere bağlamak herhalde çok kolayca birbirini izlemiştir. Sümer kenti Uruk’ta M.Ö. 4000’den kalma resim – yazıda kızaktan, tekerlekli kızağa geçiş oldukça düz bir çizgi üzerinde gösterilmiştir.

Sümer Savaş Arabaları…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bugün bilinen tarzdaki iki tekerlekli savaş arabaları ise tarihte ilk kez Mezopotamya’da görüldü (M.Ö. 3000 yılı). Ur ve Kargamış’ta yapılan kazılarda kağnı tekerleği biçiminde, iki ya da dört tekerlekli ağır savaş arabalarını betimleyen kabartmalar gün ışığına çıkarıldı. Bu arabaların tahtadan olan gövdeleri hayvan derileriyle kaplıydı. M.Ö. 3000 yılının ortalarında arabaların oku, daha öncesi dört tekerlekli araçların düz okuna göre değişmeye başladı. Daha kolay yol alma ve daha büyük hız elde etme amacıyla, bunları çeken dört atın sırtına koşum kayışları takıldı. Bu gelişmeler sonunda eski dünyanın tarihinde büyük önem taşıyan bir savaş aracı doğdu.
Asur Savaş Arabası…
Mısır Savaş Arabası…
Kadeş Savaşı’nda (M.Ö. 1274) Karşı Karşıya Gelen Mısır ve Hitit Savaş Arabalarını Gösteren Temsili Bir İllustrasyon…
İlk Mezopotamya savaş arabalarında bir mızrakçıyla bir sürücü bulunmasına karşın aracın doğrudan savaşa katıartışmaya açıktır. Gerçekte savaş arabaları savaş alanlarına ivedilikle asker yetiştirmek için yapıldı. M.Ö. 1435’te Mısırlılar tekerlekleri ispitli ve sandığı kavisli savaş arabaları yaparak bunları ilk kez Mitanni halkına karşı giriştikleri savaşta ön saflarda kullandılar. Yüzyılın sonlarına doğru tekerlekleri dört ispitli hafif savaş arabaları tüm Ortadoğu’da kullanıldığı gibi, Girit’te ve Anadolu’da da yaygınlık kazandı. Anadolu’da Hititlerin erken imparatorluk döneminde kullandıkları savaş arabaları çok hafif ağaçtan yapılır ve iki at tarafından çekilirdi. Hız ve manevra yeteneği yüksek olan bu arabaların her birinde, ortada sürücü, bir yanda uzun mızrak ve yayla donatılmış vurucu, öte yandan saldıran düşmana kalkanla karşı koyan koruyucu olmak üzere üç savaşçı bulunurdu.
Bronz Çağı Grek Savaş Arabaları… 
Hititler savaş arabalarından genellikle düz alanlarda yapılan savaşlarda yararlanırlardı. Geç Hitit döneminde de savaş arabaları imparatorluk döneminde olduğu gibi iki atlı ve iki tekerlekliydi. Ve yine her tekerleğin altı ispiti vardı. Ancak, öncekinden değişik olarak arabalarda bir sürücü, öteki değişik olmak üzere iki savaşçı bulunurdu. Asur savaş arabalarının da Hititlerde olduğu gibi çok hafif ağaçtan yapılmış bir sandığı, iki ispitli iki tekerleği, değişik biçimde arabaya koşulu üç ya da dört atı vardı. Urartu savaş arabaları da Asurlular’ınki gibi iki tekerlekli olmakla birlikte, at koşum takımları çok süslüydü.
Hitit Savaş Arabaları…
Savaş arabası kullanımı steplerdeki tüm Farsça konuşan halklar arasında da hızlı bir biçimde yayıldı. Yeni silah sistemi (savaş arabası üzerinde birleşik yay kullanımı), daha uzaklarda savaş yapılabilmesine imkan vererek kabilelerin birbirlerini yeni bölgelere itmesine sebep oldu. M.Ö. 2000’li yılların başlarından itibaren steplerden gelen savaş arabacıları yerleşik bölgeleri istila etmeye başladılar. Orta Asya’nın doğusuna ve oradan da ilk tarihi hanedanlıkları buldukları Çin’e doğru gittiler.
Pers Savaş Arabası…
Şang Hanedanı dönemi mezarlarında yapılan kazılardan çıkarılan tunç savaş arabası levhaları ve at koşumları, araba yapımının Çin’e (M.Ö. 11. yüzyılda) girdiğini gösterir. M.Ö. 8. yüzyılda kullanıma giren Yunan savaş arabalarının tekerlekleri dört ispitliydi ve tekerlekler sabit durumdaki arka dingile bağlıydı. Bu arabalar genellikle yalnızca ortadaki ikisinin koşum kayışlarıyla bağlı olduğu dört at tarafından çekilirdi. Orta ve Batı Avrupa ile Britanya bölgelerinin arazisi ormanlık ve dağlık – engebeli bölgeler olmasına karşın savaş arabaları kullanılmaya değer teknolojik yenilikler olarak görülmüşlerdir. Savaş arabalarını Batı Avrupa’ya ve Britanya adalarına Keltler tanıtmıştır (M.Ö. 5. Yüzyıl). Kelt arabalarının gövde yapıları Yunanlılar’ınkinden oldukça ağırdı. Kabartmalarla süslü araba sandığı ve oku, tekerlekler ve dingil bütünüyle metaldi. Keltler bu yan yana dört atlı arabaları M.S. 4. yüzyıla kadar kullandılar.
Çin Savaş Arabaları… 
Arabalarını geliştirerek önceleri yalnız savaşlarda kullanan Romalılar, daha sonra bunları koşu alanlarında, araba yarışlarında kullanıma sokunca, arabacılık Roma’da daha da önem kazandı. Yarış amacıyla yapılan Roma arabaları iki, üç ve dört atlı olduğu gibi, bazen on atlı koşumlu olanları bile vardı. İmparatorluk döneminde köpekler ve deve kuşları tarafından çekilen yarış arabalarına da rastlandı. İmparatorluk parçalandıktan sonra Bizans diye de anılan Doğu Roma’ya sıçrayan savaş arabaları yarışı merakı, bu devletin günlük yaşamında kimi zaman ayaklanmalara bile neden olacak kadar önemli bir yer tuttu.
Roma Savaş Arabaları…
Savaş arabalı toplumların kimliklerinin yeteri kadar ve açıkça bilinmemesinin nedeni, yeni birşey oluşturmak yerine yıkıp-yakmayı tercih etmeleriydi. Kendi kültürleri içinde bir uygarlık geliştirmektense, yenildikleri düşmanlarının gelenek ve törenlerini benimseyerek gelişmeye çalışmışlardı. Her tarafta savaş arabalarının zulmü kısa süreli olmuştu. İndus uygarlığını yöneten Âriler, halkın içinden başlayan bir isyanla yıkılmayan tek sava arabalı işgalciler olmuşlardı. Anadolu’daki Hititler ile Girit’teki Minos uygarlığının yıkılmasına neden olan ve belki de Homeros’un yazdığı Truva Savaşı öyküsünün esin kaynağı olan Mikenleri yine Kuzey Yunanistan’dan gelen Frigyalılar ve Dorlar M.Ö. 1200 yıllarında yok etmişlerdir. Bu olayların en önemlisi ise Mezopotamya’nın yerli halkının Asuruballit komutasında M.Ö. 1365’te büyük bir savaş kazanıp Murriler’den kurtulması, eski krallıklarını canlandırıp Asurlular diye bildiğimiz imparatorluğu kurmasıdır.
Miken Savaş Arabaları…
     Savaş arabası aşama aşama kulladımdan çıktı; çünkü insanlık at yetiştirmeyi ve ata iyi binmeyi öğrenmişti. Atlar daha büyük ve daha dayanıklıydı ve insanları sırtlarında taşıyabiliyorlardı. Savaşçılar at sırtından atış yapmayı öğrendiklerinde orduların atış ve vuruş gücü kesin bir şekilde ikiye katlanmıştı. Süvari sınıfı içinde iki erin (sadece bir tanesi ok atabiliyordu) bulunduğu ve atların çektiği savaş arabasının yerine bir at üzerinde bir erin olduğu okçuların sayısının arttığı bir yöntem benimsediler.
Kelt Savaş Arabaları…
 
YARARLANILAN KAYNAKLAR:
* Büyük Larousse, “Savaş” Maddesi, Cilt: 20, 1992.
* John Keegan, Savaş Sanatı Tarihi, (Çev.) Füsun Doruker, Sabah Kitapları, İstanbul, 1995.

* Osprey Publishing (Muhtelif Kitaplar).

* William Weir, 50 Weapons That Changed Warfare, New Page Books, 2005.

Kaynak:Erhan Çiftci

Yazar Hakkında

Yazılar sayısı : 1165

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

* Copy This Password *

* Type Or Paste Password Here *

8.929 Spam Comments Blocked so far by Spam Free Wordpress

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

Üstüne gidin