Buradasınız:Anasayfa » İslam Tarihi (Sayfa 5)

İslam Tarihi Olaylar,savaşlar,sahabe,hicret hakkında tarihi olaylar.

BİLİM TEKNOLOJİ VE TÜRKÇE

BİLİM TEKNOLOJİ VE TÜRKÇE

BİLİM, TEKNOLOJİ VE TÜRKÇE İnsanın tabiatı anlamaya çalışması, kendi varlığı ile başlar. Yüzyıllardır devam eden bu süreç, giderek geçen zamanla doğru orantılı olmayan bir biçimde ...

Son büyük Selçuklu hükümdarı Sultan Sencer

Son büyük Selçuklu hükümdarı Sultan Sencer

Son büyük Selçuklu hükümdarı Sultan Sencer (1118-1157). 5 Kasım 1086 Sincar’da doğdu. Babası Sultan Melikşah’tır. Sencer isminin ona doğum yerinden dolayı verildiği rivayet edilir ...

Selçuklu Sultanı Sencer Türbesi

Selçuklu Sultanı Sencer Türbesi

Selçuklu Sultanı Sencer’in (ö. 552/1157) Eski Merv’de bulunan türbesi. Merv kentinde Sultan Kale'nin merkezinde yer almaktadır. Merv kentinin içinde harabe halinde olmadan günümüze ...

Büyük Selçuklular Döneminde Batiniler ile Yapılan Mücadeleler

Büyük Selçuklular Döneminde Batiniler ile Yapılan Mücadeleler

ÖNSÖZ Hz. Muhammed’in ölümünden sonra başlayan hilâfet tartışmaları nedeniyle ortaya çıkan anlaşmazlıklar hem siyasî hem de dinî ihtilafları beraberinde getirmiştir. Bunun sonucund ...

AVŞAR (Avşar Boyu)

AVŞAR (Avşar Boyu)

AVŞAR (Avşar Boyu) Türkiye Türkleri’nin ataları olan Oğuz elinin en tanınmış boylarından biri. Bu boyun adı Kâşgarlı Mahmud (XI. yüzyıl) ve Fahreddin Mübârek Şah’ın (XIII. yüzyıl b ...

Soğmatar’ın Göksel Tapınağı: Günaha ve Gezegenlere Adanmış Kutsal Bir Yer

Soğmatar’ın Göksel Tapınağı: Günaha ve Gezegenlere Adanmış Kutsal Bir Yer

Soğmatar'ın Göksel Tapınağı: Günaha ve Gezegenlere Adanmış Kutsal Bir Yer Eski Arap hesapları, Doğu Anadolu'da gezegenlere adanmış gizemli bir tapınaktan bahsediyor. Modern Soğmata ...

Antik Çağda Gümüş

Antik Çağda Gümüş

Gümüş , takılar, sofra takımları, figürinler, ritüel nesneler ve ticarette veya servet depolamak için kullanılabilecek hacksilver olarak bilinen kaba kesilmiş parçaların yapımında ...

Medine ve ahalisi

Resûl-i Ekrem Efendimizin hicretiyle Medine, İslâm merkezi haline gelmiş oluyordu. Bu bakımdan o zamanki Medine ve ahalisi hakkında kısaca mâlumat vermekte fayda vardır. Şimdiki gibi o zaman da Medine, Arabistan Yarımadasının mühim şehirlerinden biri sayılıyordu. Vadi olan arazisi oldukça genişti. Vadi tamamen dağlarla çevriliydi. İklimi tatlı, arazisi münbitti. Havası güzel, suyu serin ve oldukça boldu. Ya ...

Devamı

Mekke Devrinin Bir Hülasası

Resûl-i Ekrem Efendimizin Medine`ye hicretleriyle on üç senelik Mekke devri geride kalmış oluyordu. İslâm tebliğ tarihinde mühim bir yer işgal eden bu devreyi burada tekrar özetlemek, hususan Peygamber Efendimizin bu devredeki tebligatını bir kere daha nazara vermekte bir çok faydalar vardır. Resûl-i Ekrem Efendimiz, Miladi 610 yılında Cenâb-ı Hak tarafından peygamber olarak vazifelendirildiği zaman o günün ...

Devamı

Muhacirlerle Ensar Arasinda Kardeşlik Kurulması

Allah rızası için herşeyini bırakıp Medine`ye hicret etmiş bulunan Muhacir Müslümanlara, Medineli Müslümanlar muhabbet ve samimiyetle kucaklarını açmışlardı. Ellerinden gelen her türlü yardımı onlardan esirgememişlerdi, esirgemiyorlardı. Ne var ki, Muhacirler Medine`nin havasına, âdetlerine ve çalışma şartlarına alışkın değillerdi. Mekke`den gelirken de beraberlerinde hiç bir şey getirmemişlerdi. Bu sebeple ...

Devamı

Mescdi Nebevi`nin İnşası

Hicretin 1. senesi. Milâdi 622. Resûl-i Ekrem, Medine`ye teşrif buyurduklarında, içinde cemaatle namaz kılabilecekleri, gerektiğinde toplanıp meselelerini konuşabilecekleri bir yerden mahrum bulunuyorlardı. Bu mühim vazifeler için merkez teşkil edecek bir mescid gerekiyordu. Efendimiz, Medine`de ilk olarak bu mescidi inşâ etmekle işe başladı. Şehre ilk girdiklerinde devesi Neccaroğullarından Sehl ve Süheyl ...

Devamı

Hicretin Birinci Senesinin Mühim Bazi Hadiseleri

Ashabdan Es`ad bin Zürâre ile Gülsüm bin Hidm`in Vefâtı Gülsüm bin Hidm, Ensârın ileri gelenlerindendi. Oldukça yaşlanmıştı. Mescid-i Nebevî yapıldığı sırada Kuba`da vefât etti. Hz. Gülsüm bin Hidm, Hicretten önce Müslüman olmuştu. Resûl-i Kibriyâ Efendimizi Hicret esnâsında Kubâ`da evinde misafir etme şerefine ermişti. Peygamberimiz on dört gün kadar evinde kalmıştı. Es`ad bin Zürâre Hazretleri Akabe Bîatı ...

Devamı

Ezan Okunmaya BaŞlanmasi

Ezan Okunmaya BaŞlanmasi Hicretin 1. senesi. Milâdî 622. Mekke`de iken Müslümanlar ibadetlerini gizlice yapıyor, namazlarını kimsenin göremeyeceği yerlerde kılıyorlardı. Dolayısıyla orada namaza açıktan dâvet etmek gibi bir mesele söz konusu olamazdı. Ancak, Medine`de manzara tamamıyla değişmişti. Dinî serbestiyet vardı. Müslümanlar rahatlıkla ibadetlerini ifâ ediyorlardı. Din ve vicdanları baskı altında bu ...

Devamı

seriyye-ve-gazalar

SERİYYE ve GAZÂLAR Buvat Gazâsı Hicretin 2. senesi, Rebiülevvel ayı. Bu tarihte Peygamber Efendimiz, beraberinde 200 Muhacirle Medine`den yola çıktı. Maksadı, içlerinde azılı müşrik Ümeyye bin Halef in de bulunduğu 100 kişilik bir muhafız grubun kontrolu altında hareket eden 2500 develik büyük Kureyş kervanının üzerine yürüyerek onlara göz dağı vermekti.Buvat Dağına kadar giden Resûl-i Ekrem kimseyle karşıl ...

Devamı

Kible`nin Mescid-i Haram`a Çevrilmesi

Resûl-i Kibriyâ Efendimiz ile Müslümanlar, Medine`de namazlarını Allah`ın emriyle Peygamberler makamı olan Kudüs`e, yâni Beytü`l-Makdise doğru kılarlardı. Fakat, Peygamber Efendimiz öteden beri tevhid akîdesinin müstesna bir âbidesi olan yeryüzünün ilk mâbedi ve ceddi Hz. İbrâhim`in kıblesi olan Kâbe`ye doğru yönelerek namaz kılmayı kalben arzu ve temenni ediyordu. Müslümanlar da, hassaten Muhacirler kalble ...

Devamı

GÂbe-zÛ Kared GazÂsi

GÂbe-zÛ Kared GazÂsi Hicretin 6. senesinin Rebiülahir ayı. Ebû Zerr (r.a.), Medine-i Münevvereye üç saat mesafesi olan Gâbe Mer`asında oğlu ile birlikte Peygamber Efendimizin yirmi kadar devesini güderken, Uyeyne bin Hısne`l-Fezarî, kırk atlı ile gelip Ebû Zerr`in oğlunu şehid etmiş, develeri de alıp götürmüştü. Durum Peygamberimize haber verildi. Derhal baskıncıların arkasından Hz. Sa`d bin Zeyd komutasınd ...

Devamı

İlk islam Devleti ne zaman kuruldu

İlk İslÂm Devletİ Peygamber Efendimiz, on üç senelik Mekke devrinde mesâisini tamamıyla îmân esaslarını anlatmaya hasretmişti. Bu îmânî hizmet sayesinde bir çok kimse İslâmın saâdetli sinesine koşmuştu. İmanlı insanların sayısı çoğalmış ve Müslümanlar gözle görülür bir kuvvet haline gelmişlerdi. Ancak buna rağmen bu devrede İslâm düşmanlarına karşı her türlü maddî mukabele yasaktı. Müslümanların tek silahı ...

Devamı
Üstüne gidin