Buradasınız:Anasayfa » İslam Tarihi (Sayfa 4)

İslam Tarihi Olaylar,savaşlar,sahabe,hicret hakkında tarihi olaylar.

BİLİM TEKNOLOJİ VE TÜRKÇE

BİLİM TEKNOLOJİ VE TÜRKÇE

BİLİM, TEKNOLOJİ VE TÜRKÇE İnsanın tabiatı anlamaya çalışması, kendi varlığı ile başlar. Yüzyıllardır devam eden bu süreç, giderek geçen zamanla doğru orantılı olmayan bir biçimde ...

Son büyük Selçuklu hükümdarı Sultan Sencer

Son büyük Selçuklu hükümdarı Sultan Sencer

Son büyük Selçuklu hükümdarı Sultan Sencer (1118-1157). 5 Kasım 1086 Sincar’da doğdu. Babası Sultan Melikşah’tır. Sencer isminin ona doğum yerinden dolayı verildiği rivayet edilir ...

Selçuklu Sultanı Sencer Türbesi

Selçuklu Sultanı Sencer Türbesi

Selçuklu Sultanı Sencer’in (ö. 552/1157) Eski Merv’de bulunan türbesi. Merv kentinde Sultan Kale'nin merkezinde yer almaktadır. Merv kentinin içinde harabe halinde olmadan günümüze ...

Büyük Selçuklular Döneminde Batiniler ile Yapılan Mücadeleler

Büyük Selçuklular Döneminde Batiniler ile Yapılan Mücadeleler

ÖNSÖZ Hz. Muhammed’in ölümünden sonra başlayan hilâfet tartışmaları nedeniyle ortaya çıkan anlaşmazlıklar hem siyasî hem de dinî ihtilafları beraberinde getirmiştir. Bunun sonucund ...

AVŞAR (Avşar Boyu)

AVŞAR (Avşar Boyu)

AVŞAR (Avşar Boyu) Türkiye Türkleri’nin ataları olan Oğuz elinin en tanınmış boylarından biri. Bu boyun adı Kâşgarlı Mahmud (XI. yüzyıl) ve Fahreddin Mübârek Şah’ın (XIII. yüzyıl b ...

Soğmatar’ın Göksel Tapınağı: Günaha ve Gezegenlere Adanmış Kutsal Bir Yer

Soğmatar’ın Göksel Tapınağı: Günaha ve Gezegenlere Adanmış Kutsal Bir Yer

Soğmatar'ın Göksel Tapınağı: Günaha ve Gezegenlere Adanmış Kutsal Bir Yer Eski Arap hesapları, Doğu Anadolu'da gezegenlere adanmış gizemli bir tapınaktan bahsediyor. Modern Soğmata ...

Antik Çağda Gümüş

Antik Çağda Gümüş

Gümüş , takılar, sofra takımları, figürinler, ritüel nesneler ve ticarette veya servet depolamak için kullanılabilecek hacksilver olarak bilinen kaba kesilmiş parçaların yapımında ...

Hüzün yılı

HÜzÜn Yili Üç senelik müşrik ablukasından kurtulmanın sevincini acı olaylar takib etti. Acı hâdiseler zincirinin ilk halkası, Resûl-i Ekremin dört yaşındaki en büyük oğlu Kasım`ın vefâtı oldu. Gönlü şefkat şelâlesini andıran Peygamber Efendimiz, büyük oğlunun vefâtından çok müteessir oldu. Derin teessürünü ciğerpâresinin cenazesini götürürken, karşısında dim dik duran Kuaykıan Dağına, "Ey dağ! Benim başıma ...

Devamı

Resulullah Tebliğe Devam Ediyor

Peygamberimizin Hz. Âişe İle Nişanlanması Hz. Hatice Validemizin vefatı ile Resûl-i Kibriyâ Efendimizin âile hayatında bir boşluk meydana gelmişti. Hem Efendimiz, hem de Sahabîler bu durumun farkında idiler. Bir gün, Osman bin Maz`un Hazretlerinin hanımı Havle Hâtun, Habib-i Kibriyâ Efendimizin huzuruna geldi ve "Yâ Resûlallah! Yanına girince birden Hatice`nin yokluğunu hissettim" dedi. Resûl-i Ekrem, bunun ...

Devamı

Peygamberimizin Kabileleri İslama Daveti

Resûl-i Ekrem, Tâiflilerin insafsız ve âdice hücum ve hakaretlerine hedef olduktan sonra, Mekke`ye döndüğünde müşriklerin daha da şiddetli muhalefet ve eziyetleriyle karşı karşıya kaldığı halde, îman ve İslâmı tebliğden bir an bile geri durmadı. Aksine, Tâif dönüşü, İslâma dâvet dairesini daha da genişletti ve kabileleri İslâma dâvete başladı. Bir dâvânın hızla intişârı, şüphesiz, sağlam ve seviyeli müntesi ...

Devamı

Beş Vakit Namazın Farz Kılınışı

Resûl-i Ekrem Efendimiz, Mirâc gecesinde bir çok İlâhî tecellilere, hitap ve iltifatlara mazhar kılındı. Erkân-ı îmâniyenin hakikatlarını göz ile gördü; melâikeyi, Cenneti, âhireti, hatta Zât-ı Zü`l-Celâl`i müşâhede etti.                     Ayrıca bu gecede her gün beş vakitte namaz kılınması emredildi.Cenâb-ı Hak, ilk önce her gün 50 vakit namazı farz kıld ...

Devamı

İsra ve mirac mucizesi

Hicretten bir buçuk sene önce, Recep ayının 27. gecesiydi. Bu gecede Peygamber Efendimizin en büyük mucizelerinden biri olan İsra* ve Mirâc** mucizesi vuku buldu. Mezkûr gecede Cebrail (a.s.) geldi ve Resûl-i Zîşan Efendimizi Mescid-i Haram`dan*** alıp Burak ile Mescid-i Aksâ`ya**** götürdü.                         Oradan da, gökyüzündeki harika ic ...

Devamı

Peygamberimizin tebliğe başlaması ve ilk müslümanlar

PEYGAMBERİMİZİN TEBLİĞE BAŞLAMASI VE İLK MÜSLÜMANLAR Allah (C.C) ilk tebliğ emri olan "Ey örtülere bürünen (Resulüm), kalk ve insanları uyar." Ayeti celilesi gelince Peygamberimiz tebliğ görevine başlamış ve insanları Allah'ın birliğine, davet etmeye başlamıstı. Davete ilk icabet edip müslüman olanların isimleri şunlardır. Ilk Müslümanlık şerefine sahip olan kişi hazreti Hatice´dir. Peygamberimiz (S.A.V),Ha ...

Devamı

Akabe Biatları Ve Medİne`de İslamın Yayılması

Akabe BÎatlari Ve Medİne`de İslÂmin Yayilmasi Birinci Akabe Bîatı Bi`setin 12. senesi (Miladî: 621). Bi`setin 11. yılında Akabe mevkiinde İslâmiyetle şereflenen altı Medineli, bir sene sonra aynı yerde buluşacaklarına dair Resûl-i Ekrem Efendimize söz vermişlerdi. İlk görüşmelerinin üzerinden bir sene geçip, hac mevsimi gelince, içlerinde bir sene önce İslâmla şereflenmiş bulunan altı kişinin de bulunduğu 1 ...

Devamı

Medİne`ye Hİcretİn BaŞlamasi

Medİne`ye Hİcretİn BaŞlamasi Peygamber Efendimiz ile Medineli Müslümanlar arasında cereyan eden Akabe bîatları ve yapılan anlaşmalar, Müslümanlar önünde yepyeni emniyetli bir saha açıyordu. İnançlarını burada serbestçe söyleyebilecek, ibâdetlerini serbestçe ifa edebilecek, dinlerini korkmadan ve çekinmeden yayabileceklerdi. Çünkü, Medine`nin iki güçlü kabilesi olan Evs ve Hazreç onlara kucaklarını açmış, he ...

Devamı

Peygamber Efendİmİze Hİcret İznİnİn Verİlmesİ

Peygamber Efendİmİze Hİcret İznİnİn Verİlmesİ Kureyş müşrikleri Resûl-i Ekrem Efendimizin vücudunu ortadan kaldırmak için kat`î karar almışlardı ve bunun için faâliyetlerini sürdürüyorlardı. Bu sırada Cenâb-ı Hak, Sevgili Resûlüne hicret emrini verdi. Peygamber Efendimiz, Hz. Ebû Bekir`in evine her gün sabah veya akşam vakitlerinde uğrardı. Fakat, hicret emrini aldığı gün, öğle vakti sıcağında, âdeti olmadı ...

Devamı

Peygamber Efendimizin Medine`ye Gelişi

Medineli Müslümanlar, Resûl-i Kibriyâ Efendimizin Mekke`ye gelmek üzere yola çıktığını duymuşlardı. Bunun için her gün sabah namazından sonra Harre mevkiine çıkarak, öğle sıcağı basıncaya kadar yolunu heyecan ve sabırsızlıkla beklerlerdi. Yine bir gün teşrif-i Nebevîyi uzun uzun beklemişler, gelmediğini ve etrafı da şiddetli sıcağın bastığını görünce geri evlerine dönmüşlerdi.         ...

Devamı
Üstüne gidin