Buradasınız:Anasayfa » İslam Tarihi (Sayfa 4)

İslam Tarihi Olaylar,savaşlar,sahabe,hicret hakkında tarihi olaylar.

Osmanlı Sanayileşmesi Hakkında Düşünceler

Osmanlı Sanayileşmesi Hakkında Düşünceler

Prof. Dr. Beşir Atalay Osmanlı İmparatorluğu'nda sanayileşme veya sanayi kurumlarını incelemek, diğer kurumları veya boyutları incelemeye göre daha büyük zorluk göstermektedir. ...

İngiliz ler hakkında ilginç bileğiler

İngiliz ler hakkında ilginç bileğiler

Bir dahaki sefer ellerinizi yıkarken suyun sıcaklığı tam istediğiniz gibi değilse eskiden İngiltere'de bu işlerin nasıl yapıldığını düşünün, 1500'lerde İngiltere'de işler şöyle yap ...

Osmanlı’nın feministleri

Osmanlı’nın feministleri

Yazan: Filiz Küçük Bugün Türk kadınının seçme ve seçilme hakkını kazanmasının 74. yıl dönümü. Aradan geçen yıllar boyunca kadının hak mücadelesi siyasal, kültürel, sosyal alanlarda ...

Osmanlı Modernleşmesinde Sorunlar

Osmanlı Modernleşmesinde Sorunlar

Dr. Ebubekir Sofuoğlu Modernleşme kavramını çok değişik açıdan ele almak mümkün olmakla birlikte, burada modernleşmenin Osmanlı toplum ve devlet yapısında nasıl geliştiği ele alına ...

Batılılaşma Sürecinde Fransa Etkisi

Batılılaşma Sürecinde Fransa Etkisi

Dr. Halil Erdemir Fransa İmparatorluğu ile Osmanlı Devleti uzun süre Avrupa siyasetinde birlikte hareket etmişlerdir. Osmanlı Devleti, Avrupa'da meydana gelen meselelerde Fransa'ya ...

II. Mahmud Dönemi Yenileşme Çabaları

II. Mahmud Dönemi Yenileşme Çabaları

Yrd. Doç. Dr. Ejder Okumuş Dördüncü Mustafa'dan sonra padişah olan II. Mahmud, yaptığı reformlarla, Osmanlı Devleti'nde çok önemli değişikliklerin temelini atmıştır.Batılılaşmacı b ...

Namık Kemal’in İktisadî Görüşleri

Namık Kemal’in İktisadî Görüşleri

Yrd. Doç. Dr. Abdurrahman Siler Üçüncü Selim'in ve özellikle II. Mahmud'un karşılaştığı çeşitli iç ve dış olaylar ve baskılar, yenilik hareketlerinin başarısını ve Osmanlı Devleti' ...

İlk islam Devleti ne zaman kuruldu

İlk İslÂm Devletİ Peygamber Efendimiz, on üç senelik Mekke devrinde mesâisini tamamıyla îmân esaslarını anlatmaya hasretmişti. Bu îmânî hizmet sayesinde bir çok kimse İslâmın saâdetli sinesine koşmuştu. İmanlı insanların sayısı çoğalmış ve Müslümanlar gözle görülür bir kuvvet haline gelmişlerdi. Ancak buna rağmen bu devrede İslâm düşmanlarına karşı her türlü maddî mukabele yasaktı. Müslümanların tek silahı ...

Devamı

Müşriklere mukabeleye izin verilmesi

Resûl-i Ekrem Efendimiz, Mekke`de harb ve cihâda izinli değildi. Allah`tan aldığı emirler gereği bütün mesâisini îmân esaslarını kalb, ruh ve akıllarda tesbite hasretmişti. Va`z ve nasihatla, ikaz ve irşadla burada hizmetine devam ediyordu. Bu devrede her türlü mezâlime karşı sabır ve sükûnetle harekete me`mur bulunuyorlardı. Mekke`de, ilk zamanlarda nazil olan âyetlerde bu husus açıkça görülür. Zaten, İslâ ...

Devamı

Her Tarafa Seriyyeler Gönderilmesi

Mekkeli müşrikler herşeye rağmen, Peygamberimiz ve Müslümanların peşini bırakmış değillerdi. Medine`deki Yahudî ve münafıklarla el altından gizli gizli işbirliklerini sürdürerek İslâm nûrunu söndürmeye, Resûl-i Kibriyanın vücudunu ortadan kaldırmaya matuf faaliyetlerine aralıksız devam ediyorlardı. Medine`yi teşkilatlandıran Resûl-i Ekrem Efendimiz bunlara karşı tedbirler almaya başladı. Düşman her türlü hi ...

Devamı

Bedir savaşı sonuçları nedir

Hicretin ikinci yılında Ramazan ayında sevgili Peygamberimizin, Mekkeli müşriklerle yaptığı ilk savaş. Mekke ile Medine arasında Bedir kuyularının bulunduğu mahalde vuku bulduğu için, Bedir Savaşı olarak anılır. Peygamber efendimizi gören ve sohbetinde bulunan ilk Müslümanlar (Eshab-ı kiram) içinde Bedir Savaşına katılan 313 sahabinin ayrı bir yeri ve derecesi vardır. Hicretin ikinci yılı (M.624) Ramazan ay ...

Devamı

Hicretin ikinci senesinin diğer mühim hadiseleri

Hİcretİn İkİncİ Senesİnİn DİĞer MÜhİm HÂdİselerİ Ramazan Orucunun Farz Kılınması Ramazan orucu, Kıble`nin Kâbe tarafına çevrilişinden bir ay sonra, Peygamberimizin Medine`ye hicretinin 18. ayının başlarında, Şaban ayında farz kılındı. Bu hususta indirilen âyetlerde meâlen şöyle buyruldu: "Ey îmân edenler! Oruç, sizden evvelki ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı - tâ ki günahtan sakınıp takvây ...

Devamı

Kurata Seferi

Hicretin 6. senesi, Muharrem ayı. Bu tarihte, Peygamber Efendimiz (a.s.m.), Ashabdan Muhammed bin Mesleme Hazretlerinin kumandasında otuz kişilik bir süvari birliğini Necid diyarında bulunan Bekir bin Kilâboğulları üzerine gönderdi. Mücahidler, bu kabileye ait Şerebbe mevkiine vardıklarında Benî Muharipten bir toplulukla karşılaştılar. Aralarında bir çatışma vuku buldu. Muhariboğullarından bazıları öldürüld ...

Devamı

Îs Seferİ

Hicretin 6. senesinin Cemaziyelevvel ayı. Kureyş müşriklerine âit bir ticaret kervanının Şam`dan Mekke`ye doğru gitmekte olduğu Medine`de işitildi.Peygamber Efendimiz, Kureyş müşriklerini iktisaden güç durumda bırakmak maksadıyla, Hz. Zeyd bin Hârise kumandasında yüz yetmiş kişilik bir süvari birliğini bu kervanı ele geçirmek üzere yola çıkardı. Mücâhidler, Îs denilen mevkide Kureyş kervanına rastgeldiler. ...

Devamı

Peygamberimizin Abdurrahman bin Avf`i Dumetü`l-cendel`e göndermesİ

Hicretin 6. senesinin Şaban ayı. Bu tarihte Peygamber Efendimiz, Abdurrahman bin Avf Hazretleri kumandasında yedi yüz kişilik bir birlik hazırladı. Birliğin vazifesi, Dûmetü`l-Cendel beldesi halkını İslâmiyete dâvet etmekti. Peygamberimiz, Abdurrahman bin Avf Hazretlerine sancağını teslim ettiği sırada Allah`a hamd ve senâda bulunduktan sonra, mücahidlere şöyle hitap etti: "Hepiniz Allah yolunda, Allah`ın i ...

Devamı

Ümmü gülsüm, Peygamberimize Ilticâ Ediyor

Hudeybiye Anlaşmasının üzerinden fazla bir zaman geçmemişti ki, Peygamberimizin Mekke`deki azılı düşmanlarından Ukbe bin Ebî Muayt`ın Müslüman olan kızı Ümmü Külsüm, bir yolunu bulup Medine`ye geldi. Resûl-i Ekrem Efendimize iltica edip şöyle dedi: "Yâ Resûlallah! Ben, dinim için onların yanından kaçıp senin yanına geldim! Beni koru, müşriklere geri çevirme! Beni kâfirlere geri çevirecek olursan, bana işken ...

Devamı

Peygamberimizin, Hükümdarları Islâma Dâveti

Peygamberimiz Hz. Muhammed`in (a.s.m.) dini ve dâveti umumidir. Hitabı, bütün insanlığadır. Diğer Peygamberler gibi bir kavme, bir kabileye, bir millete veya bir bölgeye münhasır değildir.                       Cenâb-ı Hak, bir çok âyet-i kerimede bu hususu beyan buyurmuştur: "De ki: Ey insanlar! Ben sizin hepinize, göklerin ve yerin sahibi olan Allah`ı ...

Devamı
Üstüne gidin