Buradasınız:Anasayfa » İslam Tarihi (Sayfa 3)

İslam Tarihi Olaylar,savaşlar,sahabe,hicret hakkında tarihi olaylar.

Himalayalar da kayıp atlılar 

Himalayalar da kayıp atlılar 

Himalayalar'da kayıp atlılar Pir Panjal, Küçük Himalayaların batı kesiminde, doğu-güney-doğudan batı-kuzey-batıya uzanan ve Himachal Pradesh, Jammu ve Keşmir devletlerinin sınırlar ...

Avşarlar-Avşar Boyu

Avşarlar-Avşar Boyu

Bu boyun adı Kâşgarlı Mahmud (XI. yüzyıl) ve Fahreddin Mübârek Şah’ın (XIII. yüzyıl başı) listelerinde Afşar, Reşîdüddin (XIV. yüzyıl başı) ile ona dayanan Yazıcıoğlu (XV. yüzyıl) ...

Bozkır Modası. Antik Göçebe Eşyaları

Bozkır Modası. Antik Göçebe Eşyaları

Birçoğumuz için, Xiongnu kelimesi, Antik Roma'yı baskın yapan göçebe kabileleri Hunların bir derneğini taşıyor. Aslında, Xiongnu'nun Hunlarla “genetik bir ilişkisi” var. Tek bildiğ ...

Büyük höyüklerin eteğinde.  Son arkeolojik ve jeofizik araştırmaları

Büyük höyüklerin eteğinde. Son arkeolojik ve jeofizik araştırmaları

Avrasya bozkırındaki onlarca ve belki de yüz binlerce mezar höyüğü geçmişin sessiz tanıklarıdır. Ne kadarının aslında söylemesi imkansız, her yıl daha yeni kurgan anıtları keşfedil ...

Güney Sibirya Bozkır Piramitleri

Güney Sibirya Bozkır Piramitleri

Joan Tobe'un mezarına geri döndüğünde, doğu zincirindeki en büyük ikinci höyüğün, kesik bir piramit şeklinde, eğimli olarak kardinal noktalara yönlendirilmiş olmasına dikkat etmek ...

Kuzey Kafkasya İskitleri

Kuzey Kafkasya İskitleri

Kuzey Kafkasya İskitleri Araştırma ekibimiz 2012'den bu yana, Kuzey Kafkasya'da (Stavropol Bölgesi) Rus-Alman arkeolojik keşif gezisinde, Rus tarafındaki yönetmen A. B. Belinsky ve ...

İlk Neolitik Şehir Çatalhöyük

İlk Neolitik Şehir Çatalhöyük

İlk Neolitik Şehir Çok Kalabalıktı, İnsanlar Birbirlerini Öldürmeye  Başladı Yaklaşık 9.000 yıl önce, ataları bir zamanlar tecrit edilmiş olan Neolitik insanlar, şu anda Türkiye'ni ...

Peygamber Efendimizin Medine`ye Gelişi

Medineli Müslümanlar, Resûl-i Kibriyâ Efendimizin Mekke`ye gelmek üzere yola çıktığını duymuşlardı. Bunun için her gün sabah namazından sonra Harre mevkiine çıkarak, öğle sıcağı basıncaya kadar yolunu heyecan ve sabırsızlıkla beklerlerdi. Yine bir gün teşrif-i Nebevîyi uzun uzun beklemişler, gelmediğini ve etrafı da şiddetli sıcağın bastığını görünce geri evlerine dönmüşlerdi.         ...

Devamı

Medine ve ahalisi

Resûl-i Ekrem Efendimizin hicretiyle Medine, İslâm merkezi haline gelmiş oluyordu. Bu bakımdan o zamanki Medine ve ahalisi hakkında kısaca mâlumat vermekte fayda vardır. Şimdiki gibi o zaman da Medine, Arabistan Yarımadasının mühim şehirlerinden biri sayılıyordu. Vadi olan arazisi oldukça genişti. Vadi tamamen dağlarla çevriliydi. İklimi tatlı, arazisi münbitti. Havası güzel, suyu serin ve oldukça boldu. Ya ...

Devamı

Mekke Devrinin Bir Hülasası

Resûl-i Ekrem Efendimizin Medine`ye hicretleriyle on üç senelik Mekke devri geride kalmış oluyordu. İslâm tebliğ tarihinde mühim bir yer işgal eden bu devreyi burada tekrar özetlemek, hususan Peygamber Efendimizin bu devredeki tebligatını bir kere daha nazara vermekte bir çok faydalar vardır. Resûl-i Ekrem Efendimiz, Miladi 610 yılında Cenâb-ı Hak tarafından peygamber olarak vazifelendirildiği zaman o günün ...

Devamı

Muhacirlerle Ensar Arasinda Kardeşlik Kurulması

Allah rızası için herşeyini bırakıp Medine`ye hicret etmiş bulunan Muhacir Müslümanlara, Medineli Müslümanlar muhabbet ve samimiyetle kucaklarını açmışlardı. Ellerinden gelen her türlü yardımı onlardan esirgememişlerdi, esirgemiyorlardı. Ne var ki, Muhacirler Medine`nin havasına, âdetlerine ve çalışma şartlarına alışkın değillerdi. Mekke`den gelirken de beraberlerinde hiç bir şey getirmemişlerdi. Bu sebeple ...

Devamı

Mescdi Nebevi`nin İnşası

Hicretin 1. senesi. Milâdi 622. Resûl-i Ekrem, Medine`ye teşrif buyurduklarında, içinde cemaatle namaz kılabilecekleri, gerektiğinde toplanıp meselelerini konuşabilecekleri bir yerden mahrum bulunuyorlardı. Bu mühim vazifeler için merkez teşkil edecek bir mescid gerekiyordu. Efendimiz, Medine`de ilk olarak bu mescidi inşâ etmekle işe başladı. Şehre ilk girdiklerinde devesi Neccaroğullarından Sehl ve Süheyl ...

Devamı

Hicretin Birinci Senesinin Mühim Bazi Hadiseleri

Ashabdan Es`ad bin Zürâre ile Gülsüm bin Hidm`in Vefâtı Gülsüm bin Hidm, Ensârın ileri gelenlerindendi. Oldukça yaşlanmıştı. Mescid-i Nebevî yapıldığı sırada Kuba`da vefât etti. Hz. Gülsüm bin Hidm, Hicretten önce Müslüman olmuştu. Resûl-i Kibriyâ Efendimizi Hicret esnâsında Kubâ`da evinde misafir etme şerefine ermişti. Peygamberimiz on dört gün kadar evinde kalmıştı. Es`ad bin Zürâre Hazretleri Akabe Bîatı ...

Devamı

Ezan Okunmaya BaŞlanmasi

Ezan Okunmaya BaŞlanmasi Hicretin 1. senesi. Milâdî 622. Mekke`de iken Müslümanlar ibadetlerini gizlice yapıyor, namazlarını kimsenin göremeyeceği yerlerde kılıyorlardı. Dolayısıyla orada namaza açıktan dâvet etmek gibi bir mesele söz konusu olamazdı. Ancak, Medine`de manzara tamamıyla değişmişti. Dinî serbestiyet vardı. Müslümanlar rahatlıkla ibadetlerini ifâ ediyorlardı. Din ve vicdanları baskı altında bu ...

Devamı

seriyye-ve-gazalar

SERİYYE ve GAZÂLAR Buvat Gazâsı Hicretin 2. senesi, Rebiülevvel ayı. Bu tarihte Peygamber Efendimiz, beraberinde 200 Muhacirle Medine`den yola çıktı. Maksadı, içlerinde azılı müşrik Ümeyye bin Halef in de bulunduğu 100 kişilik bir muhafız grubun kontrolu altında hareket eden 2500 develik büyük Kureyş kervanının üzerine yürüyerek onlara göz dağı vermekti.Buvat Dağına kadar giden Resûl-i Ekrem kimseyle karşıl ...

Devamı

Kible`nin Mescid-i Haram`a Çevrilmesi

Resûl-i Kibriyâ Efendimiz ile Müslümanlar, Medine`de namazlarını Allah`ın emriyle Peygamberler makamı olan Kudüs`e, yâni Beytü`l-Makdise doğru kılarlardı. Fakat, Peygamber Efendimiz öteden beri tevhid akîdesinin müstesna bir âbidesi olan yeryüzünün ilk mâbedi ve ceddi Hz. İbrâhim`in kıblesi olan Kâbe`ye doğru yönelerek namaz kılmayı kalben arzu ve temenni ediyordu. Müslümanlar da, hassaten Muhacirler kalble ...

Devamı

GÂbe-zÛ Kared GazÂsi

GÂbe-zÛ Kared GazÂsi Hicretin 6. senesinin Rebiülahir ayı. Ebû Zerr (r.a.), Medine-i Münevvereye üç saat mesafesi olan Gâbe Mer`asında oğlu ile birlikte Peygamber Efendimizin yirmi kadar devesini güderken, Uyeyne bin Hısne`l-Fezarî, kırk atlı ile gelip Ebû Zerr`in oğlunu şehid etmiş, develeri de alıp götürmüştü. Durum Peygamberimize haber verildi. Derhal baskıncıların arkasından Hz. Sa`d bin Zeyd komutasınd ...

Devamı
Üstüne gidin