Buradasınız:Anasayfa » İslam Tarihi

İslam Tarihi Olaylar,savaşlar,sahabe,hicret hakkında tarihi olaylar.

Hun hükümdar kurganı ve türbesi çin

Hun hükümdar kurganı ve türbesi çin

IV. VE V. YÜZYILLARDA ÇİN'DEKİ BİRKAÇ HUN HÜKÜMDAR KURGANI VE TÜRBESİ HAKKINDA [caption id="attachment_5893" align="alignnone" width="280"] HUN/TÜRK , KURT/EJDERHA , 4.-5.yyTermina ...

Kentsel arkeoloji nedir

Kentsel arkeoloji nedir

Kentsel arkeoloji , uzun süreli insan yaşamının sıklıkla geçmişin zengin bir kaydını bıraktığı kasaba ve şehirlerin maddi geçmişinde uzmanlaşmış bir arkeoloji disiplinidir. İnsanla ...

Evrim Mekanizmaları  Seçme ve uyarlama Nedir

Evrim Mekanizmaları Seçme ve uyarlama Nedir

Doğal seçilim ve Uyum [caption id="attachment_5885" align="alignleft" width="250"] Bir tavus kuşunun kuyruğu cinsel seçimin kanonik bir örneğidir.[/caption] Doğal seleksiyon, hayat ...

Yatay gen aktarımı Nedir

Yatay gen aktarımı Nedir

Yatay gen aktarımı [caption id="attachment_5882" align="alignleft" width="350"] 16S rRNA gen sekansı verilerine dayanarak, mevcut tüm organizmaların filogenetik bir ağacı olup , ya ...

Mutasyon nedir

Mutasyon nedir

Genetik varyasyon, tüm organizmaların genomlarında belirli bir oranda meydana gelen rastgele mutasyonlar nedeniyle ortaya [caption id="attachment_5879" align="alignleft" width="150 ...

Arkeolojik teori nedir

Arkeolojik teori nedir

Arkeolojik teori Tek bir arkeoloji teorisi yoktur ve tanımlar bile tartışılmaz. 20. yüzyılın ortalarına kadar arkeolojinin hem tarih hem de antropoloji ile yakından ilgili olduğu k ...

Yunanistanın Tarihi

Yunanistanın Tarihi

Tarihçiler Yunanistan tarihini üç büyük bölüme ayırırlar; Eski Yunan tarihi, Orta Devir-Bizans tarihi ve Yeni Yunanistan tarihi. M.Ö. (2000-146) tarihleri arasında hayat süren Eski ...

Hanefi mezhebi tarihi

HANEFİ MEZHEBİ İmam-ı Âzam lâkabıyla şöhret bulan Ebû Hanîfe'ye izâfe edilen fıkıh ekolünün adı. Ebû Hanife'nin asıl adı Numân, babasının adı Sâbit, dedesinin adı ise Zûta'dır. Zûta, Irak ve İran'ın müslümanların eline geçmesinden sonra müslüman olmuş ve Kûfe'ye yerleşmiştir. O ve oğlu Sâbit Kûfe'de Hz. Ali ile görüşmüştür Ebû Hanîfe H. 80 yılında Kûfe'de doğdu, varlıklı bir ailenin çocuğu olarak orada yeti ...

Devamı

Davetin İkinci Safhasi: Mekkelilere Safa Tepesinden İlk Hitap

Mekkelilere Safa Tepesinden İlk Hitap Tebliğ dairesi tedricen genişliyordu. Açıktan îmân ve İslâma davet, inanmış ruhları sevinci ile okşarken, şirkin kirinden kendini kurtaramamış gönülleri ise telaşa sevkediyordu. "Emrolunduğun şeyi, onları çatlatırcasına bildir." 212 İlâhî fermanı gelince Fahr-i Kâinat, âdeta yerinde duramaz hale gelmişti. Hemşehrilerine maddî, manevî saâdetin yolunu bir an evvel gösterm ...

Devamı

Peygamberimiz Ve Müslümanlar Darul erkam da

Peygamberİmİz Ve MÜslÜmanlar DÂru`l-erkam`da Efendimizin peygamberliğinin beşinci senesi. Milâdî, 615… Kureyş müşriklerinin Müslümanlar üzerindeki baskı, eziyet ve işkenceleri gün geçtikçe artıyordu. Müslümanlar dinî vazifelerini ve ibadetlerini rahat ve serbest bir şekilde ifâ edemez bir durumla karşı karşıya gelmişlerdi. İslâm ve îmânın tâlimi, Allah`a ibadet ve tâatın serbestçe yapılabilmesi için emin bi ...

Devamı

Müşriklerin Yeni Tertipleri

Ebû Tâlib`e Şikayet Başvurulan tertip, eziyet ve işkencelerin hiç biri Resûl-i Ekrem Efendimizi İslâmı tebliğ etmekten alıkoyamıyordu. Üstelik, amcası Ebû Talib de, yaptıklarına ve söylediklerine karşı çıkmıyor, bilakis onu koruyordu. Müşrikler, bu sefer başka bir yol denediler. İleri gelenlerinden on kişi, Ebû Talib`e gelerek, "Ey Ebû Talib," dediler, "yeğenin putlarımıza sövdü, dinî inançlarımızı kötüledi ...

Devamı

Habeşistan a Hicret

Bi`setin 5. senesi, Receb ayı (Milâdî, 615). Müşriklerin her gün biraz daha şiddetini arttıran eziyet, hakaret ve işkenceleri neticesinde Mekke, Müslümanlar için yaşanmaz bir şehir haline gelmişti! Günden güne artan bu ezâ ve cefâlar, dini ibâdetlerini de gönül rahatlığı içinde yapma imkânını ellerinden almıştı. Müşriklerin, bu gaddarca ve merhametsizce davranışlarından kolay kolay vazgeçmeye de niyetleri y ...

Devamı

Kirkinci Müslüman Hazret i Ömer

Kirkinci MÜslÜman Hazret-İ Ömer Bi`setin 6. senesi Zilhicce ayı (Milâdi; 616). Emsalsiz kahramanlardan biri olan Hazret-i Hamza`nın Müslümanlar safına katılması ve arkasından da bir grup Müslümanın Habeşistan`a hicretleri, Kureyş müşriklerini derin derin düşündürüyordu. Hayatlarına büyük bir tedirginlik ve endişe hakim bulunuyordu. Hepsinin zihninde karar kılmış fikir şu idi: Mutlaka şu Ebû Talib`in yetimi ...

Devamı

İkinci Müslüman Kafilesi nin Habeşistan a Hicreti

hicretin 7. senesi (Milâdî 616). Habeşistan`a hicret eden ilk Müslüman kafilesi, daha önce de belirttiğimiz gibi, ülkenin hükümdârı tarafından iyi karşılanmış, dinî ibadetlerini serbestçe ve gönül huzuru içinde ifâ edebilme imkânına kavuşmuşlardı. Bu durumu haber alan Kâinatın Efendisi Resûl-i Ekrem Efendimiz Mekke`de kalan Müslümanlara da Habeşistan`a hicret etmelerini tavsiye buyurdu. Resûl-i Ekremin amca ...

Devamı

Şakk ı Kamer Mucizesi

Kureyşli müşrikler, Resûl-i Ekrem Efendimizin davasını tasdik eden bir çok mu`cizeye şâhid oldukları halde, yine de inad ve inkârlarından vazgeçip ona sadakat ellerini uzatmıyorlardı. Gördükleri her mu`cizeye bir kulp takarak nazarlarda küçük ve basit bir hâdiseymiş gibi göstermek isteyerek, hem kendilerini, hem de halkı aldatma yoluna gidiyorlardı. Zaman zaman da akıllarınca Resûl-i Ekremi güç durumda bıra ...

Devamı

Hz. Ebu Bekir in Ubey Bin Halef İle Bahse Girmesi

Resûl-i Kibriyâ Efendimiz, peygamber olarak gönderildiği sırada Doğu Roma ile İran, dünyanın en büyük devleti idiler. Bi`setin 5`inci, yâni Milâdi 613 senelerinde bu iki komşu ve rakip devlet, birbirleriyle kanlı bir muharebeye girişmişlerdi. İran devleti tahtında Hüsrev II, Rum İmparatorluğunda ise Herakliüs bulunuyordu. İran orduları, Rum kuvvetlerini denize dökünceye kadar takip etmiş, Suriye`deki bütün ...

Devamı

Müslümanlara karşı boykot

Hicretin 7. senesi (Milâdi: 617).Bu tarihe kadar İslâmın inkişâfına mani olmak gayesiyle müşrikler tarafından girişilen her teşebbüs akîm kalmıştı. Üstelik İslâmiyet, daha da hızlı inkişâf kaydediyordu. Müslümanların sayısı günden güne her türlü şiddet ve mukavemete rağmen artıyor ve İslamın nuru Mekke dışındaki kabileleri de kucaklamaya başlıyordu.                 ...

Devamı
Üstüne gidin