Buradasınız:Anasayfa » Bilgi Kütüphanesi » Karaman Aktekke Camii Tarihi ve Mevlana

Karaman Aktekke Camii Tarihi ve Mevlana

Aktekke Camii, Karamanoğulları döneminde yaptırılmıştır. Yapının kitabesine göre camiyi Karamanoğlullarından Alaeddin Bey, 1370 yılının Eylül ayında inşa ettirmiştir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kalemiye Zaviyesi, Ağa Tekkesi, Mader-i Mevlana Türbesi ve Mevlevi Tekkesi gibi çok çeşitli isimlerle tarih boyunca anılmıştır. Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin annesi, abisi ve diğer aile yakınlarına ait toplam 21 adet sandukalı mezar bulunmaktadır. Bu sebepten dolayı Mevlevi zaviyeleri arasında önemli bir konuma sahiptir. Mevlana’nın 13.yüzyılın ilk yarısında ailesi ile birlikte Karaman’a gelip 7 yıl burada kaldığı ve burada evlendiği bilinmektedir.

Mevlana’nın annesi Mümine Hatun un sandukası (Mezarı) yeşil ışıklı kapalı bölümde bulunmaktadır

Yapı, Karamanoğulları’ndan Osmanlı Devleti’ne geçtiği zaman, oldukça harap bir haldeydi. Osmanlı döneminde 18.yüzyılın sonlarına doğru çeşitli onarım çalışmaları yapılmıştır ve bu onarım çalışmalarından dolayı Osmanlı mimarisinin özellikleri belirgin bir şekilde görülmektedir.

MEVLANA’NIN KARAMAN HAYATI
1216 tarihi, Karaman için önemli bir dönüm noktasıdır.

Bu tarihten itibaren, şehir bir daha el değiştirmemek üzere, tamamen Türklerin eline geçmiştir.

Bu tarihlerde şehir, adları daha sonra Rodos Şövalyeleri olacak Hospitalierler’in elindedir.

Yani şehir bir manastıra dönüşmüştür.

1216 yılında Selçuklu Sultanı I. İzzeddin Keykavus’un baskısı ile Ermeni Kilikya Devleti, Larende’den çekilmiştir. Bundan sonra, Larende şehrinin kaderini değiştirecek üç önemli olay gerçekleşmiştir.

Bu olayları, Mevlana’nın Karaman’a gelişi, Yunus Emre’nin Karaman’da doğuşu ve Karamanoğullarının burayı başkent yapışı olarak sıralayabiliriz. Birinci önemli olay, Mevlana ve ailesinin Belh’ten kalkıp 1222 yılında Karaman’a gelmesidir.

Mevlana’nın babası Sultân’ul-Ulema Bahauddin Veled, kendisine bağlı topluluk ile beraber Horasan’dan kalkarak Hac ziyareti dâhil birçok yeri dolaştıktan sonra nihayet Larende’ye gelmiştir. Zamanın Selçuklu subaşısı Emir Musa, Bahaeddin Veled ve derviş topluluğunu şehir dışında karşılamış ve hemen kendi sarayına davet etmiştir.

Ancak Bahaeddin Veled, her şehirde olduğu gibi burada kendisine, bir medrese gösterilmesini isteyerek, Selçuklu subaşısı Emir Musa’nın teklifini kabul etmemiştir. Subaşı Emir Musa da geçici bir mekân temin etmiş, daha sonra şehrin ortasına, Kalemiye Medresesi de denilen bir medreseyi, hızlı bir şekilde yaptırarak Bahauddin Veled’in hizmetine sunmuştur. Bu medrese şu an olmasa da yerinin, şu anki Mader-i Mevlana Camii ve civarı olduğu tahmin edilmektedir.

Bahauddin Veled, Alaeddin Keykubad’ın ısrarlı davetlerini kabul edip Konya’ya gidinceye kadar, ailesi ve kendisine bağlı topluluk ile Karaman’da hayatlarını devam ettirmişlerdir. Yedi yıllık sürede Karaman için çok önemli hatıralar bırakmışlardır. Mevlana Karaman’a geldiğinde 15 yaşındadır. İlk evliliğini Larende’de yapmıştır.

1225 yılında, Bahaeddin Veled, seçkin müridlerinden, Şerafeddin Lala’nın kızı Gevher Hatun ile oğlu Mevlana’yı Larende’de evlendirmiştir. Bu evliliğin hemen sonrasında Mevlana’nın annesi Mümine Hatun, burada vefat etmiştir. Bu elemli ölümü, Mevlana’nın kardeşi Muhammed Alaeddin’in ölümü ve devamında ise Şerafeddin Lala’nın eşi ve Mevlana’nın ninesi vefat etmiştir. Tüm bu ölümlere rağmen, ölümlerin acısını dindirecek olaylar da oluyordu. Mevlana’nın Gevher Hatun ile evliliğinden iki çocuğu da Karaman’da doğmuştur.

Mevlana’nın ilk oğlu, herkesin de bildiği, Mevleviliği sistematik bir tarikat haline getiren Sultan Veled, Larende’de doğmuştur. Mevlana’nın ikinci evladı, Alaeddin Çelebi de Larende’de doğmuştur. Mevlana, birinci oğluna babasının adını, ikinci oğluna ise kardeşinin adını vermiştir. Ancak ikinci oğlu Alaaddin Muhammed, çok yaşamayarak Karaman’da vefat etmişlerdir. Günlük telaşeler ve uğraşlar bir yandan devam ederken diğer yandan da Bahaeddin Veled, medresede ilim irfan meclislerine devam ediyordu. Medrese derslerine Mevlana da dâhil her kesimden insan, yoğun ilgi gösteriyordu. Böylece Bahaeddin Veled’in şöhreti iyiden iyiye artmış, Konya sarayında Alaeddin Keykubad’ın kulağına kadar gitmişti. İlim ehlini çok seven ve değer veren Alaeddin Keykubad, Bahaeddin Veled’i Konya’ya davet etti. Bahaeddin Veled de Larende’de kendi eşini, oğlu Muhammed Alaeddin’i, torununu ve gelinini, mezar-ı şeriflerinde bırakarak Larende’den ayrıldı.

Mümine Hatun’un mezarı, Karaman’da sahibi ve tarihi bilinen en eski mezardır.

Tarihi ve sahibi bilinen en eski diğer mezarlar da yine Mevlana’nın ailesi ve akrabalarına aittir. Yukarıda da isimlerini sayarak örneklediğimiz kişilerin mezarları, Aktekke Camii içinde türbe bölümündedir. Mümine Hatun’un ve Mevlana’nın diğer yakınlarının Karaman’da yatıyor olması şehrin önemini arttırmıştır. Daha o dönemde Mevlana, Konya’da hayatını sürdürse de kaybettiklerinin mezarlarını ziyaret etmek için sık sık Larende’ye gelmeye devam etmiştir.

Devamında 1310 yılında dünyanın ikinci mevlevihanesi olarak Karaman Mevlevihanesi açılmıştır. Karaman Mevlevihanesi, yüzyıllarca ilim ve kültür merkezi olmuş ve birçok önemli insan yetiştirmiştir. Günümüzde de eski Karaman Mevlevihanesi, şimdiki Mader-i Mevlana Camii iç ve dış turizmde Karaman’ın ana motiflerindendir. (KARTAP)

Yusuf YILDIRIM

Yazar Hakkında

Yazılar sayısı : 1398

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

* Copy This Password *

* Type Or Paste Password Here *

9.798 Spam Comments Blocked so far by Spam Free Wordpress

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

Üstüne gidin